BÜYÜKŞEHİR YAŞAM TAZMİNATI ŞARTTIR!
İstanbul’da görev yapan öğretmenlerimizden, il dışı atama sonuçlarının açıklanmasının ardından sendikamıza çığlık niteliğinde çok sayıda mesaj ve telefon ulaşmıştır. Eğitim çalışanlarımızın tayinleri Anadolu’nun farklı illerine çıkmıştır. Ancak bilinmelidir ki bu tayin tercihleri, mesleki bir gelişim arzusu ya da isteğe bağlı ailevi nedenlerle değil; İstanbul’da artık insani sınırları aşan fahiş barınma krizi yüzünden mecburiyetten yapılmıştır!
Öğretmenlerimiz, cumhuriyetin vitrini olan bu metropolden adeta sürgün edilmektedir. Özellikle son yıllarda hız kazanan kentsel dönüşüm çalışmaları nedeniyle binlerce konutun boşaltılması, kiralık konut arzını dibe vurmuştur. İstanbul’un en ücra ilçelerinde, bodrum katlarında veya deprem güvenliği olmayan eski yapılarda dahi kira bedelleri bir öğretmenin net maaşına ulaşmıştır.
Bugün İstanbul’da görev yapan bir öğretmenin, aldığı maaşla ailesinin barınma, ulaşım, fatura ve temel yaşam giderlerini karşılaması artık matematiksel olarak imkânsızdır! Öğretmenlerimiz, sınıflarında öğrencilerine nitelikli eğitim vermeye odaklanmak yerine, ay sonunu nasıl getireceğinin, evden çıkarılırsa nereye sığınacağının geçim mücadelesini vermektedir. Eğitimciyi bu çaresizliğe itmek, feryadına kulak tıkamak en başta bu ülkenin geleceğine ihanettir.
Hürriyetçi Eğitim Sen olarak, mülki amirlere, Milli Eğitim Bakanlığına ve hükümete çağrımız sadece bir temenni değil, acil yapılması gereken hatasız bir reçetedir:
“Büyükşehir Yaşam Tazminatı” Derhal Yürürlüğe Girmelidir: İstanbul gibi yaşam maliyetinin ve kiraların uçtuğu metropollerde görev yapan öğretmen ve eğitim çalışanlarına, maaşlarının en az %50’si oranında geriye dönük ve kalıcı “Büyükşehir Geçim desteği” sağlanmalıdır.
Sosyal Konut ve Lojman Projeleri Hayata Geçirilmelidir: Eğitim çalışanlarının barınma sorununu kökten çözecek sosyal konut projeleri hızlandırılmalı, öğretmenlerimize öncelik tanınmalıdır.
Öğretmenevleri ve Kamu Tesisleri Eğitimcilere Açılmalıdır: Şehrin göbeğindeki öğretmenevleri ticarethane mantığıyla turistlere veya dışarıya değil; İstanbul’a yeni atanan, barınma krizi yaşayan ve ev bulamayan öğretmenlerimize ücretsiz ya da sembolik ücretlerle “geçici lojman” olarak tahsis edilmelidir. Kamunun elindeki tüm boş misafirhaneler derhal eğitimcilerin emrine verilmelidir.
Son Sözümüz Net, Kararlılığımız Tamdır:
Öğretmenin barınma sorunu artık bireysel bir bütçe meselesi değil, kamusal bir güvenlik ve beka sorunudur. Öğretmenini koruyamayan bir devlet, geleceğini inşa edemez. Bizler sadece masada çağrı yapmıyor, hakkımızı istiyoruz. Bu can yakıcı tablo karşısında ilgili tüm kurumları acilen ve derhal göreve davet ediyoruz.
Eğer bu feryat duyulmaz, öğretmenlerimiz açlığa ve İstanbul dışına kaçmaya mahkûm edilirse; yarın kilit vurulacak okul kapılarının, öğretmensiz kalacak sınıfların sorumlusu bu düzeni görmezden gelen yetkililer olacaktır! Öğretmenimizin hakkını meydanlarda da, meydanların ötesinde de söke söke almaya kararlıyız!
Uğur BAŞAR
Hürriyetçi Eğitim Sen
İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı