Kamu çalışanlarının ve emeklilerinin alım gücü her geçen gün biraz daha erimekte, geçim şartları sürdürülemez hâle gelmektedir. Resmî verilere göre 2025 yılı enflasyonu %30,89 olarak gerçekleşmiştir. Buna karşın memur maaşlarına yapılan artış yıl içinde %22,5 seviyesinde kalmıştır. Sonuç açıktır: Enflasyon yükselmiş, maaşlar erimiştir. Açıklanan rakamlar, maaşların yalnızca enflasyon karşısında değil; gıda, kira, ulaşım ve temel ihtiyaç harcamalarındaki artışlar nedeniyle alım gücü açısından da ciddi biçimde gerilediğini göstermektedir. Tutmayan hedeflerin bedeli, kamu görevlilerine ve emeklilere ödetilemez.
15 Ocak itibariyle En düşük memur maaşına 10 bin 700; ortalama bir memur maaşına ise 11 bin 600 TL artış gelecek. Ancak bu rakamlar, kamu çalışanlarının gerçek hayat koşullarını karşılamaktan uzaktır. Bugün memur maaşları yoksulluk sınırının, emekli maaşları ise açlık sınırının altında kalmıştır. Yoksulluk sınırı 100 bin lira civarında, ortalama maaş 64 bin lira. Bu parayla bir memur ay sonunu nasıl getirecek? Bu rakamlar içimizi karartıyor, umutlarımızı köreltiyor.
En düşük memur emeklisi aylığı asgari ücretin bile altına düşmüş durumda.
Kimse emekli olmak istemiyor.
Ekonomik şartlar memur ve emeklilerimizi zorlarken bir taraftan da güvencesiz istihdam modelleri, kamu çalışanları için tehdit oluşturmaya devam ediyor.
Biz, kamuda güvenceye ve kadroya dayalı tek tip bir istihdam modeli olsun istiyoruz.
Biz diyoruz ki; nimette külfette adalet olsun.
Maaş zamları piyasa gerçekleri ile örtüşsün.
Pasta büyüyorsa payımız da büyüsün.
Memurun emeklinin yüzü gülsün.
Milletten hangi oranda alıyorsanız, çalışanınıza emeklinize de o oranda zam verin.
Hepimiz milletimiz ve devletimiz için her türlü fedakârlığı yaparız.
Ancak bu fedakârlık adil ve eşit dağıtıldığında anlam kazanır.
Fedakârlık yapanların üstüne basarak yükselenlerin olduğu yerde, refahı da kimlerin alacağı bellidir.
Biz Türkiye Kamu-Sen olarak memur ve emekli maaşlarına ek bir artış yapılarak durumlarının iyileştirilmesini, üzerine refah payı eklenerek gerçek anlamda bir zamma kavuşturulmasını talep ediyoruz.
Bütün ödemeler, bilhassa ilave ek ödeme emekli maaşına eklensin, emeklinin de yüzü gülsün evi şenlensin istiyoruz.
Birinci dereceye gelen tüm memurların ek gösterge rakamlarının 3600’e yükseltileceği sözü, unutulmasın diyoruz.
Maliye yetkililerinin, kamu çalışanlarını her sıkıntılı durumda başvurulacak ekonomik kaynak olarak görmekten vazgeçmesini bekliyoruz.
Ücrette hakkaniyet istiyoruz! Vergide adalet istiyoruz! İstihdamda güvence istiyoruz!
Herkese teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.
Mesut ÜREGEN
Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi