“Sosyal Denge Tazminatı Lütuf Değil, İstanbul İçin Hayatta Kalma Reçetesidir!”
İstanbul, tarihin ve kültürün başkenti olduğu kadar, artık yüksek kiraların, ulaşım zorluklarının ve hayat pahalılığının da merkez üssü haline gelmiştir. Bu durumun en ağır bedelini ise geleceğimizi emanet ettiğimiz öğretmenlerimiz ve dolayısıyla öğrencilerimiz ödemektedir. Bugün İstanbul, bir “sürgün şehri”ne dönüşme tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Ekonomik Uçurum ve Sosyal Denge Tazminatı
Bir öğretmenin aldığı maaşın %60-70’ini barınmaya ayırmak zorunda kaldığı bir şehirde, huzurlu bir eğitim ortamından bahsetmek mümkün müdür? Belediyelerde çalışan personellere verilen Sosyal Denge Tazminatı (SDT), artık İstanbul’daki öğretmenler için de bir lütuf değil, zorunluluktur. Büyükşehir farkı adı altında verilecek bir ek tazminat, öğretmenin İstanbul’da “hayatta kalmasını” değil, “insanca yaşamasını” sağlayacaktır.
Öğretmen İhtiyacı ve Tayin Döngüsü
İstanbul’da her yıl binlerce öğretmen “il dışı tayin” ile şehri terk etme yolları aramaktadır. Şehre yeni gelen öğretmen ise ilk fırsatta gitmenin planlarını yapmaktadır. Bu durum:
• Sirkülasyon Krizi: Okullarda kadro istikrarı bozulmakta, her yıl değişen öğretmenler öğrenci aidiyetini sarsmaktadır.
• Ücretli Öğretmen Çıkmazı: Kadrolu öğretmen açığı, pedagojik formasyonu yeterli olmayan geçici çözümlerle kapatılmaya çalışılmaktadır.
Eğitim Kalitesi, Veli ve Öğrenci Perspektifi
Eğitim kalitesi, öğretmenin motivasyonuyla doğrudan ilintilidir. Akşam eve giderken “kiramı nasıl ödeyeceğim” diye düşen bir öğretmenden, derste inovatif yöntemler geliştirmesini beklemek gerçek dışıdır.
• Veliler İçin: Sürekli değişen öğretmen kadrosu, veli-okul iş birliğini koparmakta, çocukların eğitim süreçlerini kesintiye uğratmaktadır.
• Öğrenciler İçin: Öğretmen kaybı, güven kaybıdır. Eğitimde süreklilik esastır; her tayin dönemi İstanbul’daki bir çocuğun akademik gelişiminden bir parça koparmaktadır.
Çözüm İçin Ek Tedbir Önerileri
Hürriyetçi Eğitim Sen olarak yaptığımız anket sonucuna göre üyelerimizin %92’si İstanbul’dan göç etmeyi düşünüyor. Sadece sorunu tespit etmiyor, çözüm reçetesini de sunuyoruz:
1. İstanbul Tazminatı (Büyükşehir Farkı): İstanbul’da görev yapan eğitim çalışanlarına, kira ve yaşam maliyetleri gözetilerek aylık net bir ek ödeme tanımlanmalıdır.
2. Öğretmen Lojmanları Seferberliği: Atıl durumdaki kamu binaları veya belediyelerle yapılacak iş birlikleriyle öğretmenlere uygun fiyatlı barınma imkânı sunulmalıdır.
3. Ulaşım ve Sosyal Haklar: İstanbul’da görev yapan öğretmenlere ücretsiz ulaşım desteği sağlanmalı, sosyal tesislerden (belediye sosyal tesisleri dahil) indirimli veya ücretsiz yararlanma hakkı verilmelidir.
4. Hizmet Puanı Teşviki: İstanbul’un zorluk derecesi yüksek ilçelerinde görev süresine bağlı olarak verilen hizmet puanları artırılmalı, bu sayede tecrübeli öğretmenlerin şehirde kalması teşvik edilmelidir.
Sonuç olarak; İstanbul’u eğitimde bir çekim merkezi haline getirmek istiyorsak, önce öğretmeni bu şehrin bir parçası olarak tutabilmeliyiz. Sosyal denge tazminatı ve ekonomik iyileştirmeler bir tercih değil, İstanbul’un evlatlarının geleceği için bir zorunluluktur.
Eğitimde hürriyet, öğretmene liyakat ve adaletle başlar.
Uğur BAŞAR
Hürriyetçi Eğitim Sen
İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı