Adalet Bakanlığı, yargılama süreçlerini daha dinamik ve erişilebilir hale getirmek amacıyla e-Duruşma sisteminin sınırlarını genişletiyor. İlk derece mahkemelerinde başarıyla uygulanan sistem, yakın zamanda Bölge Adliye Mahkemelerini (İstinaf) de kapsayacak şekilde genişletilecek.Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, yargısal süreçleri hızlandıracak ve avukatların iş yükünü hafifletecek teknolojik yatırımların süreceğine yönelik açıklamalarının ardından bakanlık teknik ve hukuki çalışmaların düğmesine bastı.Yeni dönemde hayata geçecek köklü değişiklikler ve sistemin getireceği yenilikler şunlar:1. Kapsam Bölge Adliye Mahkemelerine UzanıyorMevcut durumda yalnızca ilk derece mahkemelerinde aktif olarak kullanılan e-Duruşma altyapısı, yapılacak mevzuat ve yazılım güncellemelerinin ardından artık Bölge Adliye Mahkemelerinde de sisteme entegre edilecek. Böylece üst mahkemelerdeki yargılama süreçleri de dijitalleşecek.2. Sadece Avukatlar Değil, Tüm Taraflar BağlanabilecekSistemin en dikkat çekici yeniliklerinden biri, e-Duruşma imkanından faydalanacak kişilerin kapsamının genişletilmesi oldu. Yeni yazılım geliştirmeleriyle birlikte, duruşma salonuna gitmeden uzaktan katılım sağlayabilecek aktörler şunlar olacak:Davacı ve DavalılarTanıklarBilirkişiler ve UzmanlarYargılamanın diğer tüm ilgilileri3. Kritik Usul İşlemleri Ekran Başına TaşınıyorYeni düzenleme, sadece standart duruşmaları değil, yargılamanın dönüm noktası sayılan birçok usul işlemini de dijital ortama taşıyor. E-Duruşma sistemi üzerinden gerçekleştirilebilecek yeni işlemler şunlar:Ön İnceleme Duruşmalarıİstinabe (Başka yerdeki mahkeme aracılığıyla ifade/delil toplama)Yemin ve İsticvap (Tarafların sorgulanması) işlemleriTarafların doğrudan dinlenmesi4. Hakimlere “Resen” e-Duruşma YetkisiSüreci hızlandıracak en önemli adımlardan biri de hakimlerin yetki alanının genişletilmesi olacak. Yeni planlamaya göre hakimler, davanın durumunu ve şartları göz önünde bulundurarak, tarafların talebini beklemeden resen (kendiliğinden) e-Duruşma yapılmasına karar verebilecek.Adalet Bakanlığı’nın bu hamlesiyle birlikte, adliyelerdeki fiziki yoğunluğun azaltılması, zaman ve maliyet tasarrufu sağlanması, en önemlisi de “geç gelen adalet adalet değildir” ilkesinden yola çıkarak yargılama sürelerinin ciddi oranda kısaltılması hedefleniyor.