Gencecik öğretmenin ölümünün ardından ortaya çıkan ses kayıtları ve Whatsapp mesajları, eğitim camiasında infial yaratırken vicdanları da derinden yaraladı.
ÇOCUKLARI KORUMAK İSTERKEN HEDEF OLDU
İddialara göre olaylar, anaokulu öğretmeni Irmak Ayşe Koparan’ın, görev yaptığı okulun müdüresi Melahat İleri’nin küçük çocuklara yönelik şiddet uygulamasına tepki göstermesiyle başladı. Çocukları korumak isteyen gencecik öğretmen, bu andan itibaren müdüresinin hedefi haline geldi. Irmak öğretmenin ölmeden önce yakınlarına ulaştırdığı ses kayıtlarında yaşadığı dehşet şu sözlerle yer buldu: “Müdürün odasından kovuldum. Bana ‘çingene, geri zekalı, aşağılık psikolojisi var sende’ diyerek hakaretler etti.”
İDARECİLER “ZORBA” MÜDÜREYİ KORUDU
Sistematik ve psikolojik şiddete maruz kalan Irmak öğretmen, hak arayışına girerek her yolu denedi. Resmi dilekçeler yazdı, ilgili makamlarla bireysel görüşmeler gerçekleştirdi, hatta sesini duyurabilmek için araya aracılar soktu. Ancak iddialara göre ilgili yöneticiler ve makamlar, genç öğretmenin feryadını duymak yerine okul müdüresi Melahat İleri’yi koruma altına aldı. Kardeşinin ölümünün ardından adalet çığlığı atan acılı abla Rabia Bayraklı, yaşanan skandalı şu sözlerle özetledi: “Kardeşim şiddet gördü, şikayet etti ama idareciler müdireyi korudu. Ona göz göre göre eziyet çektirdiler.”
HER GÜN 3 BİN TL TAKSİ PARASI!
Uğradığı mobbing ve fiziksel şiddet yetmezmiş gibi, genç öğretmen sesini yükselttiği için cezalandırılarak görev yaptığı okuldan tam 80 kilometre uzaktaki başka bir okula sürgün edildi. Zaten kısıtlı olan sözleşmeli öğretmen maaşıyla bu mesafeyi her gün kat etmek zorunda kalan Irmak öğretmen, sürgün edildiği okula gidebilmek için günlük 3 bin TL taksi parası ödemeye başladı. Maddi ve manevi olarak tamamen tüketilen, son günlerinde tamamen içine kapanarak sürekli ağladığı belirtilen gencecik öğretmen, önceki gün evinde ölü bulundu.

WHATSAPP GRUBUNDAKİ ŞİDDET İTİRAFI
Irmak öğretmenin, hayatını kaybetmeden bir süre önce diğer öğretmenlerin yer aldığı bir Whatsapp grubunda da uğradığı açık fiziksel şiddeti ve mobbingi tüm detaylarıyla yazdığı ortaya çıktı. Gencecik bir eğitimcinin idealistliği yüzünden uğradığı bu organize baskı ve trajik ölümü, Milli Eğitim Bakanlığı ve adli makamların acilen harekete geçmesi gereken bir skandal olarak Türkiye’nin gündemine oturdu. Taraflardan ve adli makamlardan gelecek açıklamalar merakla bekleniyor.