Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu Öğretmenler Hazırlasın « Kamudan Ajans

SON DAKİKA

Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu Öğretmenler Hazırlasın

Bu haber 27 Kasım 2021 - 19:26 'de eklendi ve kez görüntülendi.

1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda da belirtildiği gibi bir ihtisas mesleği olan öğretmenlik mesleği, 657 Devlet Memurları Kanunu’ndaki hakları da korunarak gerekli  düzenlemeler yapılıp Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkarılsın.

Çıkarılacak olan,  Öğretmenlik Meslek Kanunu, öğretmenlik mesleğinin imajını iyileştirmeli, alınan itibarı iade etmeli ve öğretmenlik mesleğini çekici hale getirmeli, öğretmenin iş memnuniyetini sağlayacak düzenlemeler içermelidir.

Çıkarılacak olan Öğretmenlik Meslek Kanunu;  Öğretmenlerin 657 Devlet Memurlerı Kanunu’ndaki hakları ve iş güvencesi muhafaza edilerek;

-Öğretmenlerin gelir düzeylerinde iyileştirmeleri  ve  3600 ek gösterge beklentisini karşılamalıdır.

-Öğretmenler vergi dilimi işkencesinden  çıkarılmalı. Vergi dilimi uygulaması %15 ile sabitlenmelidir.

-Mesleğe girişten başlayarak, emekli olana kadar her branşın sorununun çözümü için ayrı ayrı düzenlemeler yapılıp eşit işe eşit ücret, eşit hak vb. özlük haklarında iyileştirmeleri içermelidir.

-Tüm öğretmenlerin maaş karşılığı girmek zorunda oldukları ders saatleri  15 saate eşitlenmelidir.

-24 Kasımlarda öğretmenlere ikramiye verilmelidir.

-Ders ücretleri artırılmalıdır.

-Mecburi hizmet bölgeleri için özendirici ek tazminatlar ödenmelidir.

-Öğretmenlerin emeklilik yaşı hesaplaması diğer mesleklerden farklı tutulmalı, yıpranma payı verilmelidir. Çünkü öğretmenlik mesleği her zaman yüksek enerji gerektiren bir meslektir. Düşük gelirle ve  eğitimin içinde bulunduğu birçok sorunla uğraşan öğretmenlerin  ileri yaşlarda hala enerjik kalması mümkün olamadığından iş  verimi de düşmektedir.

– Gündemde olan EYT kapsamında öğretmenlerin durumu da değerlendirilmeli. EYT öğretmenleri de kapsayacak şekilde düzenlenmelidir.

-Atamalarda, ister  isteğe bağlı ister özre bağlı tayinlerde, düzenlemeler yapılmalı, mecburi hizmet bölgeleri için ek tazminat uygulamasına gidilerek özendirici   adımlar atılmalı, mecburi hizmet bölgelerinde çalışan öğretmenlerin mağduriyetleri giderilmelidir.

-Öğretmenlik mesleği tek tip olmalıdır. Ücretli, sözleşmeli öğretmen uygulamaları tarihe karışmalıdır. Asgari ücretin altında çalıştırılan ücretli öğretmenlerin emeğinin sömürülmesine son verilmelidir.

-Objektif ve adil bir ödüllendirme sistemi uygulamaya geçirilmeli, özendirici olmalı ve motivasyonu düşürmek yerine yükseltmelidir.

-Bir  kereliğine uygulamaya geçirilip, sonra rafa kaldırılarak öğretmenler arasında eşitsizliğe sebep olan Kariyer Basamakları Uygulaması objektif ve adil bir şekilde  uygulamaya geçirilmelidir. Meslekte 10 yılını dolduran öğretmene Uzman Öğretmenlik, 20 yılını dolduran öğretmene Başöğretmenlik ünvanı verilmeli, 2006 yılından beri yaşanan ekonomik kayıp telafi edilmelidir.

-Öğretmenlerin Mesleki Gelişimlerini desteklemek, kendilerini güncellemelerine olanak sağlamak için yüksek lisans, doktora vb. imkanları artırılmalı aynı zamanda bu çalışmaları yapabilmesi için hem ekonomik  destek verilmeli hem de uygun  gerekli şartlar sunulmalıdır.

-Kadın öğretmenlerin gebelik, doğum, süt izni konusunda iyileştirmeler yapılmalıdır.

-Öğretmenin itibarsızlaştırılmasına bağlı olarak öğretmene yönelik sözlü, psikolojik ve fiziksel  şiddeti önleyecek düzenlemeler  acildir. Öğretmene Şiddeti Önleme Kanunu ile öğretmenlerin can güvenliği ve huzuru,  hukiki düzenlemelerle güvence altına alınmalıdır.

-Öğretmenlik  mesleğinin görev tanımı eğitim ve öğretimi kapsar ve mesai saatleri ders süreleriyle belirlenmiştir. Ancak gelinen noktada 7/24 bir mesai kavramı yerleştirilmiş, angarya görevlerle yeri geldiğinde güvenlik görevlisi gibi, yeri geldiğinde temizlik görevlisi gibi, yeri geldiğinde okulun dışında herhangi bir kamusal alanda hizmet vermekle öğretmenlerin iş yükü artırılmıştır. Öğretmenler bu görevler yüzünden asıl görevleri olan eğitim ve öğretime neredeyse fırsat bulamamaktadır. Öğretmenlerin bu sorunları kanuni düzenlemelerle giderilmelidir.

-CİMER ve benzeri uygulamalarla öğretmen asılsız ihbarların hedefi haline getirilmiştir. Bu uygulamalara son verilmeli. Asılsız şikayette bulunanlar hakkında kamu davası açılmalıdır.  MEB kendi  Uzman Denetmenleriyle kurumları ve kişileri denetlemelidir.

– Artık okullarımızda sadece yüz yüze eğitim yapmıyoruz. Covid-19 salgın süreciyle; Uzaktan Eğitim Programı uygulamaya girdi. Artık eğitim ve öğretimi hem Uzaktan Eğitim hem de Yüz Yüze Eğitim olarak iki farklı programla yürütüyoruz.
Sadece Yüz Yüze Eğitim için hazırlanmış mevzuat ve yönetmelikler ihtiyaca cevap veremiyor ve öğretmenlerin özlük haklarında kayıplar yaşanmasına sebep oluyor. Bu nedenle
yeni nesil mevzuat ve yönetmeliklerle hazırlanmış bir eğitim öğretim programı hayata geçirilmeli hak kaybı yaşanmasının önüne geçilmelidir.

Kadriye Demirelhaberbilgi@hotmail.com