Bayram iznine dikkat! « Kamudan Ajans

SON DAKİKA

Bayram iznine dikkat!

İşveren, Ramazan Bayramını geçirmek üzere gittiği memleketinden, otobüs bileti bulamayınca vaktinde dönemeyen çalışanını tazminatsız işten çıkardı.

Bu haber 15 Haziran 2021 - 20:33 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Metal işçisi, Ramazan Bayramını geçirmek üzere gittiği memleketinden, otobüs bileti bulamayınca vaktinde dönemedi. İşveren ise, işçinin bayramı nasıl ve nerde geçirdiğinin işvereni ilgilendirmeyeceğini, işe gelmesinin esas olduğunu ifade ederek, bayram dönüşü 2 işgünü işe gelemeyen çalışanının işine tazminatsız son verdi. Yargıtay feshi haklı buldu…

Yaşanan olayda, …tarihinde, Ramazan Bayramının 02-03 Ağustos ve 01 Eylül günlerine denk gelmesi ve 02 Eylül günü işbaşı yapması gereken ancak, otobüs biletinin azizliğine uğrayan işçi, işbaşı yapamayınca, patronu tazminatsız işine son verdi.

MAHKEME: MAZERET SAMİMİ, FESİH DÜRÜST DEĞİL…
Çalışan, işverenin tazminatsız işten çıkarmasının haksız olduğunu ileri sürerek, tazminatlarını istedi.

İşveren ise savunmasında, işçinin haklı nedenle sözleşmesinin feshedildiğini, şeker bayramının 02-03 Ağustos ve 01 Eylül günlerinde olup 02 Eylül günü işbaşı yapması gerektiğini, işçinin bayramı nasıl ve nerde geçirdiğinin işvereni ilgilendirmeyeceğini, işe gelmesinin esas olduğunu savunarak davanın reddini talep etti.

Yerel Mahkeme işçiyi haklı buldu. Özellikle dini bayramlarda otobüs biletlerinin haftalar öncesinden tükenebildiği, bu sebeple okula / işe dönüşte vatandaşlarımızın sıkıntı çekebildiği, şahsen davalı işverenin yıllık izinlerde yolda geçecek süreleri de nazara alarak izin vermesi gerektiği (yol izni), samimi bulunan bu mazeret karşısında iş akdinin feshinin Medeni Yasa’nın 2. maddesine uygun olmadığı(dürüstlük ilkesi), esasen de işveren tarafından daha devamsızlığın ilk gününde iş akdinin feshedildiği, bu sebeplerle feshin haklı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verdi..

İşveren Kararı temyiz etti…

YARGITAY: BAYRAM İZNİ FARKLI-YILLIK İZİN FARKLI

Dosyayı yeniden değerlendiren, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi emsal nitelikte bir karar verdi.

Bayram izni ile yıllık izin arasında farka değinen Yüksek Mahkeme, 4857 sayılı Kanunda yer alan yol iznini sadece yıllık ücretli izin kullanımında patron tarafından verilebileceği, dolayısıyla bu uygulamanın diğer izin ve tatil günlerini kapsayamayacağını ifade etti.

Bu nedenle de, davacı işçinin haklı bir neden olmaksızın ardı ardına 2 iş günü işine devam etmediği anlaşıldığından işveren feshi haklı olup, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekir dedi.

Karardan;

….İş sözleşmesinin, işçinin devamsızlıkta bulunması nedeniyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde, işverenin haklı fesih imkânının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacının iş sözleşmesinin 2011 yılı …’nı takip eden Eylül ayının 2. ve 3. günü işe gitmediği için feshedildiği sabittir. Belirtilen tarihlerde davacının işe gitmediği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Nitekim bu olgu Mahkemenin de kabulündedir.
4857 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesinin son fıkrasında işçinin yıllık ücretli izin sürelerini işyerinin bulunduğu yerden başka bir yerde geçireceği hallerde istemde bulunması ve bu hususu belgelendirilmesi suretiyle işverenin yolda geçecek süreler için azami 4 güne kadar ücretsiz izin vermek zorunda olduğunu kurala bağlamıştır.
Görüldüğü üzere, anılan Kanun hükmü ile işverenin yolda geçecek süre için işçiye vereceği yol izni için bir kısım şartlar getirilmiş ve bu yol iznini sadece yıllık ücretli izin kullanımına hasredilmiştir. Dolayısıyla bu uygulamanın diğer izin ve tatil günleri için teşmilinden söz edilemez.
Ayrıca, Mahkemece davacı işçinin kayıtlardaki çıkış tarihi olan 02.09.2011 tarihinden hareketle işverenin devamsızlığın ilk gününde feshi gerçekleştirdiği gerekçesiyle de feshin haksız olduğunu saptaması yapılmış ise de; haklı fesih için kanunda aranan devamsızlık sürelerin gerçekleştiği anda işverenin fesih yetkisini kullanma şartı gerçekleşmekle bu taraflar arasındaki iş ilişkisinin sona erme tarihini düzenlememektedir. Dolayısıyla Mahkemenin bu yöndeki saptaması yerinde değildir.
Bu itibarla, davacı işçinin haklı bir neden olmaksızın ardı ardına 2 iş günü işine devam etmediği anlaşıldığından işveren feshi haklı olup, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekir…’