ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ DEĞİL MAARİF REÇETESİ ŞART « Kamudan Ajans

SON DAKİKA

ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ DEĞİL MAARİF REÇETESİ ŞART


Kahramanmaraş’ta ve Şanlıurfa’da peş peşe yaşanan hadiseler, hepimizi derin bir muhasebeye sevk etti. Sokaktaki, okuldaki ve sosyal mecradaki şiddet sarmalı karşısında ilk refleksimizin “güvenlik” olması elbette anlaşılabilir bir durum. Ancak tam da burada durup, o kadim ölçüyü hatırlamanın vaktidir: “Gereğinden fazla şiddet, gayedeki hikmete zarar verir.”

Bugün yaşadığımız toplumsal sancılara reçete yazarken bir hataya düşüyoruz. Hafif bir öksürük veya soğuk algınlığı şikâyetiyle hekime gittiğimizde, vücudun savunma mekanizmasını yok sayıp hemen en ağır antibiyotiğe sarılmak ne kadar yanlışsa; sosyal şiddetin çözümünü de sadece polisiye tedbirlerde aramak o kadar aceleci ve eksik bir karardır.

Fıtratı Korumak mı, Duvarları Yükseltmek mi?

Şunu kabul edelim: Her doğan çocuk, tertemiz bir fıtrat üzere, bir masumiyet abidesi olarak doğar. Okul çağına gelen o yavruların gözlerindeki masumiyet, bizim en büyük emanetimizdir. Ancak o tertemiz fıtrat; ailesinden, okulundan, gerçek ya da sanal çevresinden gördükleriyle şekilleniyor, ahlak ediniyor.

Burada teşhisimiz net olmalı:
Pedagojik sorunları emniyet tedbirleri ile, güvenlik sorunlarını ise eğitimin sınırlı imkanlarıyla çözemeyiz. Okulun girişine polis dikerek belki görünen şiddeti bir süreliğine öteleriz; lakin o çocukların ruhunda kök salan hürmetsizliği, merhametsizliği ve şiddet duygusunu hangi jandarma, hangi copla ıslah edebiliriz?

Fabrikasyon Eğitimden Maarif İklimine

Zorunlu eğitimi bir tabu olmaktan çıkarıp masaya yatırmadan, herkese aynı tornadan çıkmışçasına bilgi aktaran “fabrikasyon eğitim modeli” ni sorgulamadan hangi yaraya merhem olabiliriz? Evdeki geçimsizliğe çareyi komşuda aramak ne kadar palyatif bir çözümse, eğitimin can yakıcı sorunlarını da İçişleri Bakanlığı’nın uhdesindeki emniyet tedbirleriyle çözmeye çalışmak da imkânsıza talip olmaktır. Evin içini, evin imkânlarıyla yola koymak icap eder.

Öğrenci disiplin ve rehberlik yönetmeliğini, ilkokul kademesinden başlayarak “karakter ve ahlak” öncelikli bir bakış açısıyla yeniden kurgulamalıyız. Eğitimin tüm paydaşlarıyla istişare ederek, öğretmenin ve okul yöneticisinin elini güçlü kılacak, onların sınıftaki ve okuldaki manevi otoritesini tahkim edecek tedbirler bir an önce hayata geçirilmelidir.

Zorunlu eğitimi artık bir tartışma olmaktan öteye taşımalıyız. Memleketin her türlü meslek erbabına ihtiyacı var. Neredeyse kaybolmaya yüz tutmuş olan o geleneksel “usta-çırak” modelini yeniden yeşertmeli, gençleri fıtratlarına uygun zanaatlarla, ahlaklı birer usta olma idealiyle buluşturmalıyız.

Netice-i Kelam

Bizim ihtiyacımız olan şey, okulları birer kale haline getirmek değil, içindeki ruhu ihya etmektir. Şiddetin panzehiri daha fazla güvenlik kamerası değil, daha fazla merhamet ve daha güçlü bir şahsiyet eğitimidir. Evin içini dışarıdan gelenle değil, evin içindeki o kadim değerlerle, tertip ve düzenle ihya etme vaktidir.

Aksi takdirde, kapısına polis diktiğimiz okulların içinde, ruhunu kaybettiğimiz bir neslin yasını tutmaya devam ederiz.

 

İdris ŞEKERCİidrissekerci@kamudanajans.com
Atama, Bağ-Kur’lu, bağkur, başvuru, borçlanma, ÇALIŞAN, Cumhurbaşkanlığı, dairesi, Danıştay, disiplin cezaları, Döviz, EĞİTİM, emekli, emekli sandığı, emeklilik, enflasyon, Esastan İptal Kararı, flaş, flaşhaber, Güncel, gundem, İçişleri Bakanı, işçi, işveren, izin, kamu, Kamudan, koşullar, KPSS, maaş, MEB, mebhaber, memur, memur haber, memur haberleri, mevzuat, Milli Eğitim Bakanlığı, Milli Savunma, ödeme, Ödemeler, Öğretmen, okul müdürleri, okullar, Otomobil, Ötv, para, para iadesi, politika, prim iadesi, Resmi Gazete, sağlık, Sağlık Bakanlığı, Sayıştay, SGK, son dakika, sorgulama, Sosyal Güvenlik Kurumu, sosyal güvenlik merkezi, ssk, Şube Müdürlüğü, taşeron, Ticaret Bakanlığı, toplu, toplu para, Twitter, yargıtay, yerleştirme sonuçları, yüz yüze eğitim, zam haberleri