Yükseköğretim Kurulu (YÖK), yükseköğretim sisteminde önemli bir dönüşüm başlatacak “mikro yeterlilik” uygulamasını duyurdu. Yeni düzenlemeyle birlikte üniversite dışında kazanılan bilgi, beceri ve sertifikalar ilk kez resmi akademik sistem içerisinde değerlendirilebilecek.
Yayımlanan “Yükseköğretim Kurumlarında Mikro Yeterlilikler Çerçevesine İlişkin Usul ve Esaslar” kapsamında öğrencilerin kampüs dışında edindikleri bazı yetkinlikler belirli kriterler doğrultusunda tanınacak ve AKTS kredisine dönüştürülebilecek.
Yeni sistemle birlikte öğrencilerin kısa süreli eğitimler, mesleki uygulamalar ve farklı öğrenme ortamlarında elde ettiği kazanımlar akademik olarak değerlendirilecek. Bu yeterlilikler transkriptlerde ve diploma eklerinde yer alabilecek.
Mikro yeterlilikler, belirli bir konuda kısa süreli ve hedef odaklı öğrenme süreçlerinin sonunda kazanılan, ölçme ve değerlendirme ile doğrulanan yetkinlikler olarak tanımlanıyor.
Düzenleme özellikle yapay zeka, veri bilimi ve dijital teknolojiler gibi hızla gelişen alanlarda ihtiyaç duyulan becerilerin kazanılmasını teşvik etmeyi amaçlıyor. Öğrenciler böylece diploma programlarının yanı sıra iş dünyasının talep ettiği güncel yetkinlikleri de edinme fırsatı bulacak. Programları başarıyla tamamlayanlara uluslararası standartlara uygun dijital sertifikalar verilecek. Kazanımlar dijital rozetlerle kayıt altına alınabilecek ve dijital cüzdanlarda saklanabilecek.
YÖK’ün açıkladığı sisteme göre öğrenciler, mezuniyet için gerekli toplam AKTS yükünün yüzde 10’una kadar olan kısmını mikro yeterliliklerden elde ettikleri kredilerle tamamlayabilecek. Hangi eğitimlerin ve sertifikaların akademik olarak tanınacağına ise üniversitelerin senatoları karar verecek. Üniversiteler önümüzdeki eğitim döneminden itibaren kendi mikro yeterlilik programlarını uygulamaya başlayabilecek.
YÖK Başkanı Erol Özvar, yeni uygulamanın yükseköğretimi diploma odaklı yapıdan yetkinlik odaklı yapıya taşıyan önemli adımlardan biri olduğunu belirtti. Özvar, teknoloji akademileri, sektör eğitimleri, araştırma merkezleri, uygulama programları ve dijital öğrenme platformlarında kazanılan yetkinliklerin de artık yükseköğretim sisteminin bir parçası haline geleceğini ifade etti. Yeni sistemle birlikte Türkiye’de kazanılan yeterliliklerin uluslararası tanınırlığının artırılması ve yaşam boyu öğrenme anlayışının güçlendirilmesi hedefleniyor.