Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulu, okullarda güvenlik gerekçesiyle öğretmenler odasına kamera yerleştirildiği iddialarına tepki gösterdi. Sendika, okul güvenliğinin öğretmenleri sürekli gözetim altında tutarak sağlanamayacağını belirterek, öğretmenler odasının okulun en özel ve mesleki paylaşım alanlarından biri olduğunu vurguladı.
Eğitim-İş’ten okul güvenliği açıklaması
Eğitim-İş, okullarda yaşanan şiddet olaylarının ardından Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından okul güvenliğine yönelik çeşitli tedbirlerin gündeme getirildiğini hatırlattı.
Sendika, okul giriş ve çıkışları ile okul bahçelerinin çevresinde güvenlik önlemlerinin artırılmasına karşı olmadığını ancak okul içinin sürekli kamera ve ses kaydı gibi uygulamalardan uzak tutulması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, okulun yalnızca eğitim öğretim yapılan bir bina olmadığı, öğrenciler, öğretmenler ve destek personeliyle özel bir topluluk alanı olduğu ifade edildi.
“Okul içi görüntü ve ses kaydı kabul edilemez”
Eğitim-İş, okul içinde görüntü ve ses kaydı yapılmasının, öğretmenler ve öğrenciler arasındaki güven ilişkisini zedeleyeceğini savundu.
Sendika, okul koridorlarında ve bahçesinde güvenlik görevlilerinin sürekli dolaşması ya da okul içinde gözetim sistemlerinin yaygınlaştırılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Açıklamada, güvenlik önlemlerinin okul girişleri ve bahçe çevresiyle sınırlı kalması gerektiği, okul içindeki sorunların çözümünde ise okul yönetimlerine ve öğretmenlere sorumlulukları oranında yetki verilmesi gerektiği kaydedildi.
“Öğretmenlerin sorumluluğu var ancak yetkisi yok”
Eğitim-İş, mevcut eğitim yönetimi uygulamalarında okul yöneticileri ve öğretmenlerin çok sayıda sorumluluğu bulunduğunu ancak bu sorumluluklara uygun yetkilerle donatılmadığını ifade etti.
Sendika, okul içinde yaşanan sorunların çözümü için öğretmenlerin ve idarecilerin yetkilendirilmesi gerektiğini belirterek, güvenli okul talebinin öğretmeni gözetim altına almakla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.
Merkezi sınavlar gerekçesiyle kamera iddiası
Eğitim-İş açıklamasında, merkezi sınavlarda güvenlik gerekçesiyle Kurban Bayramı öncesinde başlayan ve sonrasında da devam eden uygulamalara dikkat çekti.
Sendika, bazı okullarda öğretmenler odasına sabit, kalıcı ve sürekli kayıt yapan kameralar takıldığını ileri sürdü.
Açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığının sınav güvenliği için teknolojiden yararlanabileceği ancak bunun sınavla sınırlı ve geçici olması gerektiği belirtildi.
“Kameraların kalıcı olduğu anlaşılıyor”
Eğitim-İş, kamera sistemlerini okula kuran firma ile okul yönetimleri arasında tutulan tutanaklardan, öğretmenler odasına yerleştirilen kameraların kalıcı olduğunun anlaşıldığını savundu.
Sendika, öğretmenler odasına takılan kameraların elektrik bağlantısının kesilmemesi gerektiğinin okul yönetimlerine bildirildiğini ve fişin çekilmemesi yönünde tutanak tutulduğunu belirtti.
Bu durumun, uygulamanın yalnızca sınav güvenliğiyle sınırlı olmadığını gösterdiğini savunan Eğitim-İş, asıl amacın öğretmenleri izlemek olduğu değerlendirmesinde bulundu.
“Öğretmenler gözetlenecek kişiler değildir”
Açıklamada, öğretmenlerin görevlerini yerine getirirken gözetlenecek suçlular ya da suç işleme ihtimali bulunan şüpheliler gibi görülemeyeceği ifade edildi.
Eğitim-İş, öğretmenler odasına sabit kamera konulmasının öğretmene ve öğretmenlik mesleğine yönelik açık bir güvensizlik anlamı taşıdığını belirtti.
Sendika, öğretmenler odasının öğretmenlerin mesleki paylaşım yaptığı, derslere hazırlandığı, dinlendiği ve deneyimlerini aktardığı özel bir alan olduğunu kaydetti.
“Öğretmenler odası okulun beynidir”
Eğitim-İş, öğretmenler odasının okul yaşamındaki önemine dikkat çekerek, bu alanın özgür ve güvenli kalması gerektiğini ifade etti.
Açıklamada, öğretmenler odasının baskı ve gözetim altında olması halinde eğitim öğretimle ilgili sorunların okul içinde sağlıklı biçimde çözülemeyeceği belirtildi.
Sendika, öğretmenler odasının merkezi sınavlarda sınav evraklarının tutulduğu alan olmadığını da vurguladı.
Sınav evrakı öğretmenler odasında tutulmuyor
Eğitim-İş, merkezi sınavlarda sınav evraklarının öğretmenler odasında bulunmadığını belirterek, öğretmenlerin sınav evraklarıyla ilk kez görevli oldukları sınıf ya da salonda karşılaştığını ifade etti.
Bu nedenle öğretmenler odasına kamera kurulmasının sınav güvenliğiyle doğrudan ilgisinin bulunmadığını savunan sendika, Milli Eğitim Bakanlığından konuya ilişkin açıklama yapılmasını istedi.
Bakanlığa açıklama çağrısı
Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanlığının öğretmenler odasına yerleştirildiği belirtilen kameraların sürekli kayıt yapmayacağını ve yalnızca sınav güvenliğiyle ilgili geçici bir uygulama olup olmadığını kamuoyuna açıklaması gerektiğini belirtti.
Sendika, sınav güvenliği için gerekli görülen kamera uygulamalarının tıpkı YKS’de ÖSYM tarafından yapıldığı gibi sınavla sınırlı olması gerektiğini ifade etti.
“Öğretmeni gözetim altına almak güvenlik değil, güvensizliktir”
Açıklamanın sonunda Eğitim-İş, gerçek şeffaflığın yetkiyi kullananlardan başlaması gerektiğini belirtti.
Sendika, öğretmenlerin gözetim altına alınmasının okul güvenliğini sağlamayacağını, aksine eğitim ortamındaki güven duygusunu zedeleyeceğini savundu.
Eğitim-İş, öğretmenlerin değil, eğitim politikalarını belirleyenlerin ve eğitim sistemini şekillendiren karar mekanizmalarının denetlenmesi gerektiğini ifade etti.