Modern dünya, tarihin en karanlık ve sofistike operasyonlarından biri olan “Epstein Dosyası” ile yüzleşiyor. Bu dosya, sadece münferit bir istismar vakası veya adli bir olay değil; Batı medeniyetinin kurumsal ve ahlaki iflasının resmileşmiş ilanı, küresel bir şantaj sisteminin somut belgesidir. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, bir asır evvel bu çürümeyi şu sözlerle teşhis etmişti:
“Kim demiş Avrupa insanı medeni,
Ne edep kalmış ne haya çırılçıplak bedeni.
Eğer medeniyet açmaksa bedeni,
Desenize hayvanlar bizden daha medeni!.”
Batı’nın Değerler İflası ve Şantaj Düzeni
Şehit Seyyid Kutub’un da vurguladığı gibi; Batı’nın insanlık üzerindeki egemenliği, maddi gücü tükendiği için değil, insanlığa sunacak bir “değerler bütünü” kalmadığı için sona ermektedir. Epstein Adası’nda kurulan bu kirli tezgahın; dünyayı esir alan yapılarla ve İsrail ile olan irtibatını —Katil Netanyahu’nun iddia ettiğinin aksine— asla masum veya tekil bir ilişki olarak göremeyiz. Bu şebeke ile Mossad ve İsrail ilişkisinin olduğu gün gibi ortadadır. Bu yapı, siyasetçileri ve karar vericileri şantajla esir alırken; toplumları da sapkın ideolojilerle kuşatmayı hedefleyen bir üst aklın ürünüdür.
Küresel Sapkınlığın Yerel Aparatları ve Maskeli Balosu
Bu küresel ağın Türkiye’deki uzantılarının izlerini, sanata, sinemaya, siyasete ve kimi sendikalarla sivil toplum örgütlerine bakarak bulabiliriz. Her deliğe sızan bu yapılar; doğrudan aile kurumunu hedef almakta, “toplumsal cinsiyet” adı altında fıtrata savaş açmakta ve toplumsal bağışıklık sistemimizi çökertmeye çalışmaktadır.
Epstein adasından neşet eden bu ideolojik ağların, Türkiye dahil birçok ülkede LGBT savunucusu yapılar ve fonlu aparatlar üzerinden servis edildiği bir gerçektir. Bu yapılar, genç nesilleri kültürel bir kuşatmaya alarak küresel ifsat hareketine hizmet etmektedir.
Çifte Standart ve Milli Güvenlik Meselesi
Ramazan ayının manevi ikliminden rahatsız olan, okullardaki süslemelerden haz etmeyen ve dini değerlerle sürekli kavga halinde olan sendika ,siyaset ve STK maskesi altında saklanan bu çevrelerin tutumu manidardır. Münferit olaylar üzerinden bu toprakların manevi dokusuyla uyumlu kurumlara yıllarca saldıranların, küresel Epstein şebekesi karşısında suspus olmalarının hikmetini aziz milletimiz çok iyi bilmektedir.
Epstein dosyası, küresel sapkınlığın sadece bir adresi değil, bir yönetim biçimi olduğunu kanıtlamıştır. Bu kirli ajandaya eklemlenen yapıların maskesini düşürmek artık bir milli güvenlik meselesidir. İnsan onurunu, aileyi ve çocuklarımızı korumak bu topraklarla aidiyet sorunu olmayan herkesin veya kesimin ortak görevidir vesselam!