Doğuda öğretmen olmanın güzelliklerini ve zorluklarını anlattılar « Kamudan Ajans

SON DAKİKA

Doğuda öğretmen olmanın güzelliklerini ve zorluklarını anlattılar

Bu haber 24 Kasım 2022 - 15:19 'de eklendi ve kez görüntülendi.
Kızılay Web Banner 300X300

Bitlis’te ilçeye 20 kilometre uzaklıktaki köyde görev yapan 2 genç öğretmen, zorlu şartlar altında öğrencilerinin eğitimden geri kalmaması için çabalıyor.

Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü…

Uzun yıllardır mesleklerini icra eden ve meslek hayatında yeni olan birçok öğretmenin fedakarlıkları göz dolduruyor.

Özellikle batılı öğretmenlerin, doğudaki zorlu görevlerini başarıyla icra etmeleri de büyük takdir topluyor.

Bunlardan biri de Bitlis’te görev yapan Büşra ve Kübra Öğretmen.


Sağladıkları eğitim olanaklarıyla takdir topluyorlar

Sakaryalı ve Konyalı iki genç öğretmen, Arpacık köyündeki ilkokulda tüm zorluklara karşı köylü çocukların eğitimden geri kalmaması için mücadele veriyor.

Sevdiklerini geride bırakarak doğunun köylerine gelen kadın öğretmenler, öğrencilere sağladıkları eğitim olanaklarıyla büyük takdir topluyor.


Her sabah soba yakıyorlar

İHA’nın aktarımına göre; her sabah ilk olarak öğrencilerinin sınıflarda üşümemesi için sobaları yakan öğretmenler, kendi çocuklarından ayırmadıkları öğrencilerine hem anne hem de baba şefkati gösteriyor.

Doğuda öğretmen olmanın güzelliklerini ve zorluklarını anlattılar VİDEO


Çocuklarımızı karda kucağımızda taşıyarak okula getirdik”

5 yıl önce atandığı Arpacık İlköğretim Okulu’nun kendi evi gibi olması için elinden geleni yaparak sınıfı rengarenk yapan Büşra Kara, “Ben okulumun evim gibi olmasını istedim. Güzelleşmesini istedim. Çünkü her gün buraya geldiğimde ayaklarımın geri geri gitmesini istemedim. Ayrıca çocuklarımın da buraya severek gelmesini istedim. Bu yüzden de okulu güzelleştirebildiğimiz kadar güzelleştirmeye çalıştık. Hep iki kadın öğretmen olarak çalıştık burada. Yeri geldi boyayı kendimiz yaptık, sobayı kendimiz kurduk. Sabahları bazen kardan dolayı köy yolu açılamadığı için kürekle yolları açtık. Çocuklarımızı karda kucağımızda taşıyarak okula getirdik. Bu çabaların hepsini çocuklarımız için gösterdik. Çünkü öğretmenlik öyle bir şey, çocuklarınızı sevmeden yapabileceğimiz bir şey değil.


“Pes etmememizin sebebi çocuklarımızın yüzündeki gülücük”

Onların her gün gülümseyerek mutlu gelmesi ve bize sarılmaları zaten bizim en büyük fedakarlığı yapmamızın sebebi. Mutlu olmamızın burada çalışırken pes etmememizin sebebi çocuklarımızın yüzündeki gülücük. Hatta yeri geldi onlarla birlikte dolapları boyadık, sıralarımızı temizledik. Panolarımızı birlikte hazırladık, fotoğraflarımızı birlikte seçtik. Geldiğim seneden beri mezun olan bütün öğrencilerimle yaptığım her etkinliğin fotoğraflarını çekiyorum, çünkü bunlar bende en büyük anılar olacak. İlk atandığım yerden bana kalan en güzel anı olarak kalacak. Çocuklarımın da bunları hatırlamalarını istiyorum.” diye konuştu.


Benim öğrencilerimden bazıları ilçe genelinde birinci oldu”

Geçtiğimiz ay il genelinde yapılan deneme sınavında öğrencilerinden bazılarının birinci olduğunu ve bunun kendisini oldukça mutlu ettiğini belirten Kara, “İkinci senemde çocukların hepsini Tatvan’a geziye götürmüştüm. İlk defa Van Gölü’nü gördüler. O anki sevinçlerini asla unutamıyorum. Hatta bir öğrencim dönerken demişti ki ‘Bugün hayatımın en güzel günüydü.’ Bu benim için en güzel hediyeydi zaten. Tabii ki yaşadığımız çok fazla zorluklar var. Musluk tamir ettik, kapıları taktık. Kapıları söktük odun olarak kullandık. Yaptığımız emek ve fedakarlık çok fazla ama bunun karşılığında çocukların mutluluğu, eğitimde geri kalmamaları bizim için en büyük hediye. Geçtiğimiz ay içinde deneme sınavları yapıldı. Benim öğrencilerimden bazıları ilçe genelinde birinci oldu. Bu benim için en büyük karşılıktı zaten. Aldığım en güzel hediyeydi. Çünkü emeklerimin boşa gitmediğini görmek beni mutlu ediyor.” diye konuştu.


Aralarındaki yardımlaşma bizim için de çok iyi oluyor”

Tek derslikte 1, 2, 3 ve 4’ncü sınıflara eğitim veren Büşra Kara, “4 sınıf birden okutmak avantajı ve dezavantajı olan bir durum. Avantajı olarak kendinden büyük çocuklarla bir arada oldukları için etkinliklere adapte olmada sorun yaşamıyorlar ya da etkinliğini bitiren büyükler küçüklere yardımcı olabiliyor. Aralarındaki yardımlaşma bizim için de çok iyi oluyor. Ama dezavantajı daha fazla ağır basıyor. Çünkü bu çocuklar diğer müstakil sınıflardaki gibi 6 saat boyunca kendi derslerini göremiyorlar. Elimden gelenin daha fazlarını verip yetişmeye çalışıyorum ama bazen hem ben eksik kalıyorum hem onlara eksik zaman ayırmak zorunda kalıyorum. Bu bizim için en büyük dezavantajlardan biri. Ama avantajlarını da çok görüyoruz. Birlikte büyüdükleri için birlikte eğitim aldıkları için diğer sınıfa geçtikleri zaman bu kadar zorlanmıyorlar.” dedi.


“Köy okuluna atanmayı çok istiyordum”

Sadece 3 çocuğun olduğu anasınıfında öğretmenlik yapan Kübra Arpasırtı ise özellikle bir köy okulunda görev yapmayı çok istediğini ifade ederek, “Burada üçüncü yılım, 2020 yılında atandım. Buraya geldiğimde gerçekten çok mutlu oldum. Çünkü köy okuluna atanmayı çok istiyordum. İki tane kadın öğretmen çalışıyoruz. Her zorluğun güzellikleri de var. Çocuklarla birlikte olgunlaşıyoruz, onlarla çocuklaşıyoruz. Onlara seni seviyorum dediğim zaman yüzlerindeki o utanma beni çok mutlu ediyor. Burada sınıflarımızda her ne yaptıysak çocuklarla birlikte yaptık.” diye konuştu.