Sendikacılık; emeğin, hakkın, alın terinin ve dayanışmanın kalesi olmak demektir. Kuruluş felsefesi sınıf bilincine, adalet arayışına ve en önemlisi temsil ettiği kitlenin yaşam mücadelesini bizzat hissetmeye dayanan bu yapıların, günümüzde ne yazık ki ciddi bir eksen kayması yaşadığına tanıklık ediyoruz.
Bugün Anadolu Eğitim Sendikası Şanlıurfa İl Temsilciliği olarak, tüm eğitim çalışanları adına şu haklı ve samimi soruyu sorma zorunluluğu hissediyoruz: Sınıfın tozunu yutan, ekonomik krizle boğuşan ve Doğu illerinde binbir imkânsızlıkla görev yapan öğretmenler memleketin dört bir yanında üye beklerken; sendika yönetimlerinin toplantı, çalıştay ve istişare adı altında deniz kenarlarındaki lüks otelleri mesken tutması ne kadar etiktir?
Konfor Alanlarından Sahaya Bakılamaz
Anadolu’nun mahrumiyet bölgelerinde, Şanlıurfa’nın en uzak köy okullarında su kesintisiyle, ısınma problemiyle ya da lojman yetersizliğiyle mücadele eden bir öğretmenin aidatlarıyla finanse edilen bu bütçelerin; beş yıldızlı otellerin şatafatlı salonlarında harcanması, sendikal ahlakla bağdaşmamaktadır.
Temsiliyet Çelişkisi: Üyesinin geçim sıkıntısını, ev kirasını nasıl ödeyeceğini gündem yapması gerekenlerin, deniz manzaralı otellerin konforunda “emek mücadelesi” nutukları atması inandırıcı değildir.
Yaşam Koşullarından Kopuş: Sendikacılık, üyenin yaşadığı hayatı bizzat solumayı gerektirir. Lüks otellerin steril havası, öğretmenin sınıfındaki tebeşir kokusunu, köy yolundaki çamuru unutturur.
Toplantıların Adresi Anadolu’dur
Eğer amaç gerçekten eğitim çalışanlarının sorunlarını tartışmak, kalıcı çözümler üretmek ve sahayı analiz etmekse, bu toplantıların yapılması gereken yer Ege veya Akdeniz kıyılarındaki tatil köyleri değil; bizzat mücadelenin ve emeğin merkezi olan Anadolu illeridir.
Toplantılarınızı gelin Şanlıurfa’da, Hakkari’de, Muş’ta, kısıtlı imkânlarla ama koca bir yürekle çalışan öğretmenlerimizin yaşam koşullarının içinde yapın. Yapın ki; o lüks otellerin klimalı salonlarında hazırlanan raporların, sahanın gerçekleriyle ne kadar örtüşmediğini kendi gözlerinizle görün. Üyenin gerçeğine sırtını dönen, onun yaşam standartlarının fersah fersah üzerinde bir lüks anlayışını sendikal rutin haline getiren yapıları kınıyoruz.
Bizim Tercihimiz: Sorumlu ve Dik Duruş
Bizler, Anadolu Eğitim Sendikası olarak; gücümüzü lüks salonlardan değil, üyenin tertemiz emeğinden alıyoruz. Sendikal bütçelerin parıltılı organizasyonlara değil, üyenin hakkını savunacak hukuki ve kurumsal mücadelelere harcanması gerektiğine inanıyoruz.
Eğitim çalışanlarının hak arama mücadelesini, bir tatil ve prestij vesilesi olarak gören anlayışa karşı; her zaman üyenin yanında, üyenin yaşam koşullarında ve sahada olmaya devam edeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Anadolu Eğitim Sendikası (AES)
Şanlıurfa İl Temsilciliği