Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2025-2026 eğitim öğretim yılı kapsamında uygulamaya koyduğu yeni ölçme ve değerlendirme sistemi, özellikle dil dersi öğretmenlerinin iş yükünü ciddi ölçüde artırdı. 30 Mart – 10 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek ortak sınav süreciyle birlikte öğretmenler yoğun bir maratona girdi.
Yeni sistem kapsamında öğretmenler, öğrencileri yalnızca yazılı sınavla değil; okuma-yazma, dinleme ve konuşma olmak üzere üç ayrı aşamada değerlendirecek. Bu durumun, klasik sınav sistemine kıyasla hem hazırlık hem de uygulama sürecinde öğretmenlere ek sorumluluk getirdiği belirtildi.
Kalabalık sınıflarda daha çok iş yükü
Özellikle konuşma sınavlarının her öğrenciyle birebir yapılması, kalabalık sınıflarda görev yapan öğretmenlerin mesaisini katladığı belirtildi. Dinleme sınavları için ayrı materyal hazırlanması, yazılı sınavların değerlendirilmesi ve tüm sonuçların e-Okul sistemine ayrı ayrı girilmesi süreci de iş yükünü artıran diğer unsurlar arasında yer aldı.
Hangi branşlar etkileniyor?
Bu durumdan etkilelen branşlar ise şu şekilde: Türkçe öğretmenleri, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenleri ile tüm yabancı dil öğretmenleri. Bu sınavların yanı sıra özellikle Türkçe öğretmenleri ve Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenlerinin dönem boyunca özel gün ve haftalarda da yoğun bir şekilde görevlendirildiği bilinmekte.
Sendikalardan çağrı
Öğretmenlerin artan bu iş yükü, sendikaları harekete geçirdi. Sendikalar, dil öğretmenlerinin harcadığı ekstra emek ve zamanın karşılığı olarak ilave ek ders ücreti ödenmesi gerektiğini vurguladı.