İLÇE MÜDÜRÜ ATAMASI ÖRNEĞİNDE EĞİTİM YÖNETİMİNİN TABLOSU! « Kamudan Ajans

hd pornoescort alanya

buca escort model

türkçe altyazılı porno
SON DAKİKA

İLÇE MÜDÜRÜ ATAMASI ÖRNEĞİNDE EĞİTİM YÖNETİMİNİN TABLOSU!

Bu haber 22 Mayıs 2020 - 20:17 'de eklendi ve kez görüntülendi.
Kızılay Web Banner 300X250

Ülkemizde ve dünyada yüzyıllardır her alanda ciddi değişme ve gelişmeler oldu. Ülkemiz eğitim alanında da ciddi değişimler oldu: Sınıf mevcutları arttı, ücretli öğretmenlik uygulaması arttı, kadrolu hizmetliler atanmaz oldu. Okul yönetici seçimleri/ sınavı demiyorum, sendika listeleri ile belli edildiği dönemler daha çok taze. Yine belli bir sendikanın yöneticilerinin ilçe müdürü oldukları herkesin malumu. Bunlar ciddi değişimler. Ancak her değişim, gelişme değil elbette. Peki gelişmede durum ne? Ne yazık ki yüzlerce yıldır kuru sırada 6 ders saati zorla oturtulan ‘’arkana dönme konuşma…’’ talimatlarıyla sözüm ona eğitilmeye çalışan sınıf ve okul sisteminde bir gelişim ne yazık ki olmadı. Hala tahta sıralar, yazı tahtası, dört duvar, ‘’kalkma, konuşma, arkana döme….’’Eğitim alanında gelişimde yıllardır sınıfta kaldığımız ortada. Ancak kral çıplak diyen yok. Vatandaş zaten önüne sunulan suçluyu çekiştirmekle stresini atıyor. Vurun okul müdürüne(!).

Sayın Bakan Ziya Hocanın bir nebzede olsa gelişim odaklı olduğu alanda da hissedilmekte. En azından Milli Eğitimde kimin yönetici olduğu bir şekilde ifade edilmeye çalışılıyor. Bence gelişmenin başlangıç noktası da burası olmalı zaten. Ancak alandaki İlçe Müdürlerinin bazıları ısrarla ben yönetici değilim, sayın sendika ağama danışmalıyım ısrarı ne yazıkki sürmekte… Kendilerini bir şekilde bir koltukta bulmalarının şaşkınlığını hayat boyu atamayacak bu tipler, umarız insanların kaderini sendika ağalarının önüne altın tepside sunmaktan vazgeçerler.

Bir İlçe müdürünün alacağı kararlarda neleri önemseyeceği koltuğunu takdim eden güçlere ve onun devamını sağlayacak dinamiklere bağlı olacaktır. O koltuğu sendika vermişse sendikaya soracaktır. Ya da o koltuk entrika ve hüllelerle gelmiş ise mevzuat, hak adalet zaten katledildildiğinden bir önemi kalmamıştır. Günümüzde mevzuata bakıp karar verme durumu yeterince itibarsızlaştırıldığı göz önüne alındığında, adama göre karar ve uygulamalar kolay sindiriliyor zaten.

Devlet memurunun, ya da özelde ilçe müdürünün bağlılık ve aidiyet hissedeceği öncelikli yapı devleti ve onu oluşturan legal kurumları olmalıdır. Bunun dışındaki stk cemaat cemiyet vb aidiyeti, devlete olan aidiyitetin önüne geçmemelidir. Peki neden böyle oluyor? Çok basit; İlçe müdürünü bir sendika, bir cemiyet ya da stk atattırıyor ise, torpilli şahıs torpiline sadık oluyor, onun isteğine göre yönetim sergiliyor. Atanmak isteyen de, stk, cemaat cemiyet, sendika peşinde koşuyor. Eşdeğerler arasından objektif bir kariyer liyakat standartları ölçüsünde devlet yöneticileri tarafından, başka aidiyetler öne çıkarılmadan atamaların yaılması çok mu ütopik? Bu yapılanmaların üstüne hülle yöntemler de eklenince nepotizim katmerleşiyor. Yani Eğitim yönetimi alanındaki gelişmelerin pekte iç açıcı olduğu söylenemez.

İlçe müdürlüğü atama ve görevlendirmelerinde kitlenin önüne sunulanın meziyet ve yeterlilikleri de elbette önem arz etmekte. Kişilerin, kendi yöneticisinin hangi üstün kariyer ve liyakati olduğunu görmek istemesi gayet tabii bir beklenti. Örneğin Beyoğluna gelen ilçe müdürü ; ilçe sendika temsilcisi iken, okul müdür yardımcılığından Gençlik Spor İlçe Müdürlüğüne atanıyor. Branşı Sınıf Öğretmeni. Oradan da aldığı kadroyla, kadrolu bir şekilde Avcılar ilçe şube müdürlüğüne geçiş yapıyor. Şube müdürlüğüne geçiş sınavlı ancak sınava girme işi marabaların yapacağı şey(!) İlgili kişi, oradan da Beyoğlu İlçe Müdürlüğüne geliyor. İlginç, ama çok alışkın olduğumuz bir örnek. Beden eğitimi öğretmenlerinin ne hissettiğini mi düşünelim? Ya da aynı şart ve haklara sahipken neden bazılarının özel yaratılmış gibi değerlendirilmesinin camiada yarattığı erezyonu ve huzursuzluğu mu.…

Tabi bu sadece bir örnektir ve benzeri çoktur. Amacımız dı geçen öğretmenimizi eleştirmek değildir. Kendilerinin CW lerinin paylaşması halinde bilmediğimiz üstün kariyer ve liyakat özelliklerini de görme imkanı bulur ve eğitim felsefesine katkılarından dolayı tebrik de ederiz.

Yahudilerin en itici ve eleştirilen özelliği, kendilerini üstün ırk sanmalarıdır. Bizdeki örneklerle benzerlik olup olmadığı, camianın ve okuyucunun taktirinde elbette. Bu örnekle Milli Eğitimin düzenlemek istediği ahlak kongresini bir araya getirince insan tuhaf hissediyor.

Belki de ‘’nasıl hülle yapılır’’ anlatılacak, veya eğitim alanında etik dışılığın nasıl ussallaştırılabileceğinin izahı yapılacaktı. İlginçtir ki bu kongrenin yapılması mümkün olmadı. Belkide yeni hazırlandığı söylenen ve yayınlanması beklenen, Hamza Aydoğdu tarafından müjdelenen, adalet iddiası taşıyan görevde yükselme yönetmeliği çıktıktan sonra bu kongreyi yapmak daha sindirilir olacaktır. Fakat atı alan Üsküdarı geçti ve camiadaki yaralar çok derin. Her yerinden nepotizim ve kayırmacılık fışkıran mevcut müdürler bir değerlendirmeden geçirilirse belki bir uzlaşı ve dinginlik sağlanabilir. Nepotizmle bulunduğu makamı işgal edenlerin ayıklanıp, bu ahlaki erezyona yol açan paralel yapıların ve sebep oldukları tahribatın bedelini ödenir mi bilinmez. Eemsallerine göre kariyer ve liyakat sahibi yöneticilerimiz müstesnadır.

Özellikle ‘’kahvede çay söyleyecek karizması’’ olamayan, sendika ağalarınca mucizevi bir şekilde kendisini İlçe müdürlüğü koltuğunda bulan malum yöneticilerin, ilçelerindeki eğitim paydaşları üzerinde kader tayin edici şekilde olmaları çok acı bir durum.

SONUÇ: İlçe, İl vb MEB’in İdari hizmetleri sınıfındaki tüm personeli en az yüksek lisans yapmış olmalı.

Sendika, cemaat, cemiyet, stk aidiyeti devlete aidiyetinden öncelikli tavırlar sergileyen yöneticiler değişmeli.

Okul müdürleri idari hizmetler sınıfına geçirilmeli.

Bulunduğu ilçede okul müdürlüğü vb yapmış olan, bulunduğu ilçede 4 yıldan fazla yöneticiliği olan ilçe müdürlerine, il müdür yardımcılarına rotasyon uygulanmalı.

İlçe müdürü koltuğunda oturup her konuda ağam bilir diye, kuklalığı seven ilçe müdürleri değişmeli.

Ziya Hocanın yükü gerçekten çok ağır. İddiası olanın işi zordur. Kendisine ve ekibine yürekten kolaylıklar dileriz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Sivas mutlu son masajAfyon mutlu son masajKütahya mutlu son masajElazığ mutlu son masajMalatya mutlu son masajTokat mutlu son masajÇorum mutlu son masajYalova mutlu son masajManisa mutlu son masajMersin mutlu son masajTokat mutlu son masajAfyon mutlu son masajDenizli mutlu son masajKayseri mutlu son masajEskişehir mutlu son masaj
antalya escort bayan