ÖĞRETMENLER NEDEN KAYBETTİ? « Kamudan Ajans

SON DAKİKA

ÖĞRETMENLER NEDEN KAYBETTİ?


Eğitim camiası olarak son yıllarda yaşadığımız dönüşümü ve sürüklendiğimiz noktayı soğukkanlılıkla analiz etmek, yaralarımızı sarmanın ilk şartıdır. Yapılan uygulamalar ve geliştirilen söylemler, kimi zaman ideolojik gerekçelerle kimi zaman da tarifine tam uyan bir “mahalle baskısı” etkisiyle meslektaşlarımız arasında ayrışmaya yol açtı. Aynı eğitim çatısı altındaki bir grup arkadaşımız yenilik ya da karar diye sunulan adımları koşulsuz kabul ederken, diğer bir kesim bunları en sert dille eleştirdi. Ne yazık ki süreç burada da durmadı; kabul eden taraf, eleştiren tarafı daha da sert bir üslupla hedef aldı.

Sonuç mu?

Bizler kendi içimizde bu amansız çatışmayı sürdürürken, eğitimin doğrudan parçası olmayan dış paydaşlar, mesleğimize, kişiliğimize ve hatta namusumuza dil uzatacak cüreti kendilerinde buldular. Biz kendi evimizin içinde yekvücut olmayı başaramadık. A Sendikası, B Sendikası derken “Bir üye fazla kaydedeyim” hırsıyla birbirimizi yedik, bitirdik. Birbirimizin hakkını, hukukunu ve itibarını korumak yerine, üye sayıları üzerinden yürütülen rekabete yenik düşüp mesleki saygınlığımızı kendi ellerimizle yıprattık.

Diğer kamu kurumlarında veya farklı meslek gruplarında hak arama mücadeleleri tek ses, tek vücut olarak yürütülebilirken; bizdeki sendikal anlayış adeta bir “kız evi naz evi” edasıyla hareket eder hale geldi. Herkes farklı bir kutba çekildi, her grup kendi eylemini bağımsız yapma derdine düştü. Hatta daha acısı, atılan haklı adımlara sırf yetkililere şirin görünmek adına protesto ile karşılık veren, eylemleri baltalayan bir zihniyet türedi.

Sınıfımızın ortasında vurulduk, katledildik; yine de ortak bir dilde ve eylemde bir araya gelemedik. Acımız bile bizi birleştirmeye yetmedi.

Bu yüzden, suçu da suçluyu da uzakta, dışarıda aramaya gerek yok. Suç gün gibi ortada, suçlu da ne yazık ki biziz. Birbirimize kenetlenmeyi, mesleğimizin evrensel itibarını her türlü siyasi ve sendikal ikbalin üzerinde tutmayı öğrenmediğimiz sürece de kaybetmeye devam edeceğiz.

Artık silkelenme, hırsları bir kenara bırakıp mesleki onurumuz için “biz” olma zamanıdır.

İbrahim Halil AZGER

Anadolu Eğitim Sendikası Şanlıurfa İl Temsilcisi

Atama, Bağ-Kur’lu, bağkur, başvuru, borçlanma, ÇALIŞAN, Cumhurbaşkanlığı, dairesi, Danıştay, disiplin cezaları, Döviz, EĞİTİM, emekli, emekli sandığı, emeklilik, enflasyon, Esastan İptal Kararı, flaş, flaşhaber, Güncel, gundem, İçişleri Bakanı, işçi, işveren, izin, kamu, Kamudan, koşullar, KPSS, maaş, MEB, mebhaber, memur, memur haber, memur haberleri, mevzuat, Milli Eğitim Bakanlığı, Milli Savunma, ödeme, Ödemeler, Öğretmen, okul müdürleri, okullar, Otomobil, Ötv, para, para iadesi, politika, prim iadesi, Resmi Gazete, sağlık, Sağlık Bakanlığı, Sayıştay, SGK, son dakika, sorgulama, Sosyal Güvenlik Kurumu, sosyal güvenlik merkezi, ssk, Şube Müdürlüğü, taşeron, Ticaret Bakanlığı, toplu, toplu para, Twitter, yargıtay, yerleştirme sonuçları, yüz yüze eğitim, zam haberleri