Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada iki ilke kararının uygulamaya alınacağını bildirdi. Kararların, yargı teşkilatının işleyişini güçlendirmeye yönelik çalışmalar kapsamında hazırlandığını belirtti.Düzenleme, Cumhuriyet başsavcı vekilleri ile asliye ceza mahkemeleri nezdinde teşkilatlanan Cumhuriyet başsavcılıklarında görev yapan başsavcıları kapsıyor. Bu kişiler idari, gözetim ve koordinasyon görevlerinin yanı sıra adli işlerde de görev alacak.Başsavcıların tecrübesinden daha fazla yararlanılacakAdalet Bakanı Gürlek, yeni esaslarla tecrübeli Cumhuriyet başsavcıları ve başsavcı vekillerinin bilgi ve birikimlerinden daha fazla yararlanılmasının hedeflendiğini kaydetti. Düzenlemenin savcılar arasındaki iş yükünün daha dengeli dağıtılmasına katkı sağlaması amaçlanıyor.Açıklamada, dosyaların makul sürede sonuçlandırılmasına katkı sağlanmasının da hedefler arasında bulunduğu aktarıldı. Bakan Gürlek, vatandaşların adalet hizmetlerine daha hızlı erişiminin sağlanması ve soruşturma ile yargılamalarda yaşanan gecikmelerin önüne geçilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.Yeni esasların kapsadığı görev alanları şöyle sıralandı:Cumhuriyet başsavcı vekillerinin adli işlere katılmasıAsliye ceza mahkemeleri nezdinde teşkilatlanan başsavcılıklardaki Cumhuriyet başsavcılarının adli görev üstlenmesiİdari, gözetim ve koordinasyon görevlerinin sürdürülmesiCumhuriyet savcıları arasındaki iş yükünün dengelenmesiDosyaların makul sürede sonuçlandırılmasına katkı sağlanmasıYargı teşkilatının işleyişine yönelik iki ilke kararıGürlek, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından gerçekleştirilen çalışmalar sonunda iki ilke kararının uygulamaya konulduğunu açıkladı. Düzenlemenin temelinde başsavcılar ile vekillerinin mevcut görevlerine ek olarak adli süreçlere de katılması bulunuyor.Bakan Gürlek, reform çalışmalarının hukuk devleti ve vatandaş odaklı anlayış doğrultusunda sürdürüleceğini belirtti. Açıklamasında kararların doğru verilmesinin yanında zamanında verilmesine de vurgu yaptı.Adalet Bakanı Akın Gürlek:“Adaletin gücü, yalnızca kararın doğru verilmesinde değil, o kararın zamanında verilmesindedir.”