Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK), İmamoğlu’nun üniversite diplomasının sahte olduğu ihbarı üzerine rapor hazırlayıp İstanbul başsavcılığına yollamıştı. Başsavcılık da İBB başkanına ‘resmi belgede sahtecilik’ iddiasıyla soruşturma açmış, İmamoğlu 5 Mart’ta ifade vermişti.
İmamoğlu cephesi de YÖK raporunda imzası olan isimler hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.
İBB başkanı ifadesinde “Bugün ifade vermesi gerekenler o raporu (Yükseköğretim Kurulu’nu raporunu kastediyor) hazırlayanlardır” demişti.
Başsavcılık ardından İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’ne iki kez yazı yazarak diplomayla ilgili idari soruşturma varsa bununla ilgili raporların gönderilmesini talep etmişti.
İstanbul Üniversitesi resmi sitesinden 1990’da İşletme Fakültesi İngilizce programına geçiş yapan 28 kişinin mezuniyet ve diplomalarını ‘yokluk’ ve ‘açık hata’ gerekçeleriyle iptal edildiğini duyurdu. Aynı programa kayıt yapan diğer 10 kişininse kayıtlarını sildirdiği, yine de yatay geçişlerini iptal edildiği açıklandı.
ŞİMDİ NE OLACAK?
İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan iptal durumunda hukuki sürecin nasıl işletileceğine ilişkin şu bilgileri verdi:
* Diplomanın iptali, idari işlemin geri alınması şeklinde yeni bir idari işlemdir. Bu nedenle idari işleme karşı, İstanbul İdare Mahkemeleri’nde dava açılacaktır.
* Davanın aleyhe sonuçlanması halinde, istinaf yoluyla Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurulacaktır.
* İstinaf incelemesi neticesinde Danıştay 8’inci Dairesi’ne temyiz incelemesine gidecektir.
* Dava sürecinde bir yürütmeyi durdurma kararı verilmemesi halinde yükseköğrenim mezuniyeti bulunmayacaktır. Bu soruşturmanın yetki saptırması olduğu, dolayısıyla ‘yargı tacizi’ olarak kategorik konumlandırılması nedeniyle de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 18’inci maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) de çift şeritli başvuru yapılacaktır.
Pehlivan devamında şunu söyledi:
“Bu sürecin İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığını engellemeye yönelik bir hamle olması nedeniyle bu hukuksuzluğa iştirak ederek demokratik seçim sürecine müdahale eden herkes hakkında görevi kötüye kullanma suçunun yanı sıra ‘Anayasa’yı ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçundan suç duyurularında bulunulacaktır.”
‘KAMPANYA AYNEN DEVAM EDECEK”
CHP yönetimi kampanya sürecinden geri adım atmama kararı aldı, ön seçim takvimi değiştirilmeyecek ve kampanya süreci devam ettirilecek.