Okulda üçüncü haftadayız. Okullarımız dört silah vakası ile gündeme geldi. Öğretmenimiz öldü, öğrencilerimiz yaralandı. Yaşanan vakalarda görüldüğü gibi çocuklar ve gençler evlerinde kolayca silaha ulaşabiliyor. 1.sınıf öğrencisi çantasında tabanca ile okula gönderiliyor.
Tüfeğini, tabancasını alan sokakta rahatça yürüyor ve okula kadar geliyorsa yanlış giden bir şeyler var!
Güvenlik alarm veriyor. Bu öğretmenlerin çözeceği bir sorun değildir. Öğretmenlerin güvenlik personeli olmadığı, okullarda güvenlik sorununun öğretmenlere havale edilmemesi gerektiği yetkililerce ve toplum tarafından artık fark edilmelidir.
ACİL TEDBİR ALINMALI!
Endişe vericidir ki eğitim yuvası okullarımız; kalem tutması gerekirken, eline silah alan çocukların ve gençlerin şiddet saçtığı mekanlar olarak gündeme gelmektedir.
Bu durum ülke geleceği için büyük kaygı yaratmaktadır. Bu kaygıyı ortadan kaldırmak için acil, etkili ve kalıcı tedbirler alınmalıdır.
Tedbirler derken tüm sorumluluk okul yönetimlerine ve öğretmenlere yıkılmamalıdır. Çünkü sorun okulla sınırlı değildir.
Okullarımızın güvenliği sorunu yetkililer başta olmak üzere ailelerin ve tüm toplumun beraber omuzlaması gereken bir sorundur.
Okulların açılmasıyla, üçüncü haftada dört silah vakası konunun ehemmiyetini zaten ortaya koymaktadır.
Okullarda güvenlik alarm veriyor, gençler ve çocuklar nereye gidiyor herkes görmeli ve duymalı ve tabloyu doğru okumalıdır.
Tablo doğru okunursa, ancak gerçek ve etkili çözümler üretilebilir.
Yetkililer bu konuda ciddi kafa yormalı, konu araştırılmalı, uzmanların görüşü alınmalı, akademisyenlerin bilgi ve önerilerine başvurulmalı. Okullarda yaşanan bu sorun, evlerde silah bulundurma, sokakta silahla elini kolunu sallayarak yürüyebilme, silahlı çocuk ve gençler konusu enine boyuna masaya yatırılmalıdır.
Teşhis ve tedavi konusunda ivedi davranılmalıdır.
Kaybedecek canımız, harcanacak evladımız yok…
Burada Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’e sormak istiyoruz!
2026-2027 ders zili çalmadan önce okulların ihtiyaçlarını karşılama noktasında zamanlama ve planlama konusunda hassas davranıldı mı?
Çünkü 2026-2027 eğitim öğretim yılı başlayalı henüz üç hafta oldu. Ancak daha ilk haftalarda okullarımızdan gelen silahlı olay haberleri, eğitim camiasının ve toplumun güvenlik konusunda ne kadar ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunu ve çok hassas planlama yapılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Manisa Turgutlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan silahlı olayda yaralanma meydana geldi. Osmaniye Farabi Anadolu Lisesi’nde yaşanan silahlı olayda ise bir öğretmenimiz hayatını kaybetti. Van Polatlı İlkokulu ve Ortaokulu’nda ise silahlı bir öğrencinin okul bahçesine girmesi; öğrenciler, öğretmenler ve veliler açısından büyük bir tedirginlik ve korkuya neden oldu. Mersin Tarsus ilçesinde daha 1.sınıf öğrencisinin çantasında tabanca çıkması akıllarda durgunluk yarattı.
Daha eğitim öğretim yılının üçüncü haftasında yaşanan bu olaylar, artık hepimizin sorması gereken çok önemli soruları beraberinde getiriyor:
Çocuklarımız ve gençlerimiz silahlara nasıl ve neden bu kadar kolay ulaşabiliyor?
Bir öğrenci, elinde silahla sokakta rahatça yürüyerek okul bahçesine kadar nasıl ulaşabiliyor?
Okullarımıza silah sokulmasının önüne geçmek için hangi tedbirler alınıyor?
Okullarımızda güvenlik neden hâlâ yeterli düzeyde değil?
Bunlar yalnızca eğitim camiasının değil, bütün toplumun cevap beklediği sorulardır.
Okullarımızın silahlı saldırılarla anılması kabul edilemez bir noktaya gelmiştir. Çünkü okul; çocuğun kendisini güvende hissetmesi gereken, öğretmenin huzur içinde görev yapması gereken, velinin de evladını gönül rahatlığıyla emanet etmesi gereken yerdir.
Oysa bugün okullarımız; endişe, kaygı ve korkuyla anılmaya başlanıyorsa burada ciddi bir sorun var demektir.
Her silahlı olay yalnızca o gün orada bulunan öğrencileri ve öğretmenleri etkilemiyor. Bu olayların yarattığı korku ve güvensizlik, bütün eğitim camiasına ve ailelere yansıyor. Çocuklarımızın psikolojisi, öğretmenlerimizin çalışma huzuru, velilerimizin okullara duyduğu güven bundan doğrudan etkileniyor.
Üstelik okullarımızda yaşanan sorun yalnızca silahlı saldırılardan ibaret de değil.
2026-2027 eğitim öğretim yılı başlamış olmasına rağmen birçok okulumuzda hâlâ güvenlik ve temizlik personeli konusunda ciddi sorunlar yaşanmaktadır.
Oysa eğitim öğretim başlamadan önce okullarımızın güvenlik ve hijyen probleminin çözülmesi gerekirdi.
Ders zili çalmadan önce okullar eğitime hazır hâle getirilmelidir.
Güvenlik görevlisi ihtiyacı, temizlik personeli ihtiyacı ve okulun fiziki güvenliği eğitim öğretim başladıktan sonra gündeme alınacak meseleler değildir. Bunlar eğitim yılının planlanmasının en temel unsurlarıdır.
Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz ders başı yaptıktan sonra güvenlik ve temizlik sorunlarına çözüm aramak, açıkçası ciddi bir plansızlığın göstergesidir.
Keşke Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin, öğretmenlerin kılık ve kıyafet konusunu gündemine almak yerine öncelikle okullarımızın güvenlik ve hijyen sorunlarını gündemine alıp; ders zili çalmadan önce gerekli tedbirleri aldırsa ve bu sorunlara günü kurtaran değil, kalıcı çözümler üretseydi.
Keşke toplum öğretmenlerin önlüğünü tartışmak yerine, çocuk ve gençlerin şiddete ve silaha olan ilgisinin ortaya çıkardığı sonuçları tartışıp, çözüm konusunda katkı sunsaydı…
Çünkü eğitim yalnızca ders programından ve müfredattan ibaret değildir.
Eğitim; aynı zamanda güvenli okul demektir.
Öğrencinin kendisini güvende hissettiği, öğretmenin can güvenliği konusunda kaygı taşımadığı, velinin çocuğunu emanet ederken endişe duymadığı okullar inşa etmek zorundayız.
Bugün çocuklarımızın ve gençlerimizin silaha bu kadar kolay ulaşabilmesi ayrıca ele alınması gereken ciddi bir toplumsal sorundur. Silahların çocukların ve gençlerin eline hangi yollarla geçtiği araştırılmalı, bu erişimin nasıl engelleneceği konusunda etkili ve kapsamlı tedbirler alınmalıdır.
Bu noktada ailelere de önemli sorumluluklar düşmektedir. Anne ve babalar, çocuklarının davranışlarını, arkadaş çevrelerini ve karşı karşıya oldukları riskleri yakından takip etmeli; hem kendi çocuklarının güvenliği hem de toplumun güvenliği açısından gerekli tedbirleri almalıdır.
İlgili kurumların ve yetkililerin de çocuklarımızı ve öğretmenlerimizi koruyacak etkili güvenlik mekanizmalarını oluşturması gerekir.
Çünkü okulda silahlı saldırı sonucunda bir öğrencinin yaralanması, bir öğretmenin yaralanması ve hele ki bir can kaybının yaşanması, artık sorunun ertelenemeyecek kadar ciddi olduğunu göstermektedir.
Daha fazla canımız yanmadan daha fazla travma yaşanmadan harekete geçilmelidir.
Okullarımızın güvenliği konusunda tüm yetkilileri acilen göreve çağırıyoruz.
Etkili, uygulanabilir ve kalıcı güvenlik tedbirleri alınmalıdır, olaya karışan ve sebebiyet verenlere caydırıcı cezalar uygulanmalıdır. Okulların güvenlik personeli ihtiyacı kalıcı biçimde karşılanmalıdır. Okulların fiziki güvenliği güçlendirilmelidir. Çocukların ve gençlerin silaha erişimini önleyecek mekanizmalar etkinleştirilmelidir. Caydırıcı yaptırımlar konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Bu mesele artık yalnızca eğitim kurumlarının sorunu olarak görülmemelidir.
Okullarda güvenlik, toplumsal bir güvenlik meselesidir.
Çocuklarımızın, gençlerimizin ve öğretmenlerimizin can güvenliği söz konusu olduğunda hiçbir gerekçe, hiçbir gecikme kabul edilemez.
2026-2027 eğitim öğretim yılının daha ilk haftalarında yaşanan bu üzücü ve elim olayların bir daha tekrarlanmamasını diliyoruz.
Anadolu Eğitim-Sen olarak eğitimi, öğretimi, öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi ve eğitim çalışanlarını ilgilendiren her türlü sorunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Çünkü bizim için güvenli okul, sağlıklı eğitim demektir.
Okullarımız korkunun değil; güvenin, huzurun ve umudun adresi olmalıdır.
Artık beklemek değil, harekete geçmek zamanıdır.
Okul hepimizin, çocuklar hepimizin toplum olarak okul güvenliğine karşı duyarlı olunmalıdır. Elinde tabanca ve tüfekle sokakta elini kolunu sallayarak yürüyen insanlar görmezden gelinmemeli, güvenlik güçlerine bildirilmelidir. Duyarsız toplum, sorunlu toplumdur!
OKULLARIMIZIN GÜVENLİĞİ ÖNCELİKLİ MESELEDİR. İHMAL VE ERTELEME KABUL EDİLEMEZ.
Kadriye Demirel
Anadolu Eğitim Sen Antalya İl Temsilcisi