Hürriyetçi Eğitim Sen’den silahlı saldırıya ilişkin basın açıklaması

Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkan Yardımcıları Oğuz Kürşat Şengel ve Seyfi Karslı, İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı İhsan Yıldız, İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı Uğur Başar, Manisa Şube Başkanı Taner Çetin ve şube yöneticileri ilgili okula giderek meslektaşlarımıza, öğrencilerimize ve velilerimize gecmiş olsun dileklerinde bulunarak okulun önünde basın açıklaması gerçekleştirdiler;

 

Değerli basın mensupları, kıymetli eğitim çalışanları ve değerli kamuoyu;

 

Dün burada meydana gelen elim silahlı saldırı sonucunda yaralanan öğrencilerimize bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, kendilerine acil şifalar diliyoruz. Öğrencilerimizin ailelerine, okul yönetimimize, öğretmenlerimize ve tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz.

 

Her şeyden önce ifade etmek isteriz ki okullarımız yalnızca eğitim ve öğretimin gerçekleştirildiği kurumlar değildir. Okullarımız, çocuklarımızı ve gençlerimizi geleceğe hazırladığımız, ailelerin büyük bir güven içerisinde çocuklarını emanet ettiği yerlerdir. Dolayısıyla öğrencilerimizin ve eğitim çalışanlarımızın kendilerini güvende hissetmeleri, eğitim ortamının vazgeçilmez unsurlarından biridir.

 

Dün yaşanan bu üzücü hadise, eğitim kurumlarımızda alınan güvenlik tedbirlerinin önemini bir kez daha hepimize göstermiştir. Yaşanan olayın tüm yönleriyle ilgili makamlar tarafından değerlendirileceğine ve gerekli incelemelerin yapılacağına inanıyoruz.

 

Ancak bundan sonraki süreç açısından üzerinde durmamız gereken temel mesele, benzer hadiselerin tekrar yaşanmaması için neler yapılabileceğidir.

 

Bu doğrultuda okullarımızdaki mevcut güvenlik tedbirlerinin yeniden gözden geçirilmesinin; okul giriş ve çıkışlarının, çevre güvenliğinin ve ihtiyaç duyulan okullarda güvenlik personeli imkânlarının değerlendirilmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Özellikle risklerin daha yüksek olduğu eğitim kurumlarında, okul yönetimlerinin ve eğitim çalışanlarının görüşleri de alınarak ihtiyaçların okul bazında belirlenmesi yararlı olacaktır.

 

Bununla birlikte, eğitim kurumlarımızda son dönemde karşı karşıya kaldığımız şiddet olayları ve akran zorbalığı, meselenin artık yalnızca Millî Eğitim Bakanlığımızın tek başına çözebileceği bir sorun olmaktan çıktığını açıkça göstermektedir.

 

Çocuklarımızın okulda, sokakta ve dijital ortamlarda maruz kalabilecekleri tehditlerin önlenmesi için devletimizin ilgili bütün kurumlarının ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğine inanıyoruz.

 

Bu noktada Millî Eğitim Bakanlığımızın yanı sıra; İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, emniyet birimleri ve özellikle siber suçlarla mücadele birimlerinin koordinasyon içerisinde hareket etmesi büyük önem taşımaktadır.

 

Çünkü bugün çocuklarımız yalnızca okul içerisinde karşılaşabilecekleri risklerle değil; sosyal medya üzerinden yayılan şiddet içerikleri, dijital zorbalık, tehdit, suça özendiren içerikler ve kontrolsüz dijital etkileşimler gibi çok farklı risklerle de karşı karşıyadır.

 

Bu nedenle meseleye yalnızca okul güvenliği açısından değil; çocuklarımızın sosyal, psikolojik ve dijital güvenliğini kapsayan bütüncül bir anlayışla yaklaşılmalıdır. Şiddetin ortaya çıkmasını bekleyen değil, şiddete yol açabilecek riskleri önceden tespit ederek önlem alan bir sistem oluşturulmalıdır.

 

İlgili tüm kurumların bir araya gelerek eğitim kurumlarımızdaki şiddet ve akran zorbalığına karşı kapsamlı ve sürdürülebilir bir yol haritası oluşturmasının artık bir ihtiyaç değil, zorunluluk olduğunu düşünüyoruz.

 

Burada hepimizin ortak amacı çocuklarımızın güvenliğini en üst seviyede sağlamak ve eğitim çalışanlarımızın huzur içerisinde görev yapabilecekleri ortamları oluşturmaktır.

 

Bu nedenle başta Millî Eğitim Bakanlığımız olmak üzere ilgili tüm kurumlarımızın iş birliği içerisinde mevcut tedbirleri değerlendirmesini ve ihtiyaç duyulan noktalarda ilave önlemlerin hayata geçirilmesini önemsiyoruz.

 

Çünkü güvenli bir okul ortamı yalnızca öğretmenlerimizin veya okul yöneticilerimizin çabalarıyla sağlanabilecek bir mesele değildir. Ailelerimizin, ilgili kamu kurumlarının ve toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluk içerisinde hareket etmesi gerekmektedir.

 

Çocuklarımızın güvenliği hepimizin ortak meselesidir. Kurumlarımızın koordinasyon içerisinde sorumluluk alması ve gerekli önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi, benzer acıların tekrar yaşanmaması açısından son derece önemlidir.

 

Hürriyetçi Eğitim Sen olarak öğrencilerimizin ve eğitim çalışanlarımızın güvenliğini ilgilendiren her konuda olduğu gibi bu olayın da takipçisi olacağız. Yapıcı bir anlayış içerisinde, sorunların tespit edilmesine ve çözüm üretilmesine katkı sunmaya devam edeceğiz.

 

Sözlerimizin sonunda, yaşanan elim saldırıda yaralanan öğrencilerimize bir kez daha acil şifalar diliyor; ailelerine, arkadaşlarına, öğretmenlerine ve tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

 

Temennimiz, gerekli tedbirlerin alınarak eğitim kurumlarımızda böylesi üzücü hadiselerin bir daha yaşanmamasıdır.