Bilindiği üzere her Milli Eğitim Bakanımız bir mucittir, kendi nevi şahsına münhasır icat yapmaları o koltukta oturmanın yegane şartıdır. Bundandır ki Milli Eğitim de sabah akşam yeni uygulamalar görürsünüz. Mevcut Ak Parti döneminde 9 bakan değişmiş ve herbiri farklı bir uygulama yazmış kendinden sonraki bakan da gelip bunu bozmuş, yeni bir uygulama ortaya koymuştur. Bu aynı zamanda şu demektir. Birincisi sonradan gelen bakan kendinden öncekine senin bir şeyden anladığın yok mesajıdır. İkincisi ise mevcut hükümetin önceden planlanmış bir hükümet politikasından yoksunluğudur..
Gelelim son bakanımız Sayın Yusuf Tekin Bey’e; Kamuoyunun bildiği gibi bir dönem öğretmen adayı mezun olur olmaz atanıyordu. Sonra yazılı sınav sonuçlarına göre atanmaya başlandı. Daha sonra yazılı artı sözlü sınavlar yapıldı ve sözlü sınavlarda çokça hak yenmenin ardından en azından Ziya Selçuk ve Mahmur Özer döneminde kısmi bir adalet sağlanarak yazılı sınav eşittir mülakat şeklinde puan verildi. Yusuf Tekin döneminde yapılan mülakatlarda da bazı yerlerde yazılı ve mülakat arasında uçurum denilecek oranda puanlama yapılınca tepkiler arttı en azından geçen yıl kısmi bir adalet sağlandı. 2025-2026 için yazılı, artı mülakat, artı akademi eğitimi getirilmiş oldu ve bunun mucidi ise mevcut bakanımız Sayın Yusuf Tekin’dir. Ancak sayın bakan hızını alamadı öğretmene ilaveten bir de idarecilere akademi eğitimi getirdi.
Şimdi bizi arayan veya karşılaştığımızda sohbet eden birçok okul-kurum yöneticisi dert yanmaktadır. Arkadaş ben 24 yıllık okul müdürüyüm, bugüne kadar almadığım başarı belgesi ve ödül kalmadı. Şimdi 16 Mayıs tarihinden itibaren her hafta sonu beni kursa çağırıyorlar. Allah aşkına bu işin mantığı nedir? Eskiden şunu derlerdi kışlanın kapısında girince mantığı dışarıda bırakacaksın şimdilerde bu söz Milli Eğitimin kapısından girince mantığı dışarıda bırakman gerekire evrilmiş durumdadır. Kimsenin akıl sır erdirmediği uygulamalarla ne yapılmaya çalışıldığı anlaşılmış değildir.
Diğer kimi kurumlarda mesela ehliyet yenilemesi on yılda bir yapılırken ehliyet sahibinin görmesinde, asabiyetinde, suç işlemesinde, ehliyetini kullandığı sürece kural ve kaidelere ne kadar bağlı kalması gibi durumlar incelenir eğer olumluysa ehliyeti yenilir. Peki Milli Eğitim ne yapıyor. Arkadaş senin dört yılın veya sekiz yılın doldu bir dört daha görev yapmak istiyorsun hafta sonları şu kurs merkezine gel ben anlatayım sen dinle. Yani görev yenilenirken sen şun kadar yıl müdürlük yaptın bakalım neleri doğru neleri yanlış yapmışsın. Eğer işini doğru yapmışsan buyur bir dört yıl daha yap denilmiyor.
Şimdi ders alacaksın deniliyor. Peki, anlatan kim. Anlattığı kişiden daha mı kıdemli hayır çoğunlukla bir takım teorik bilgiler bilgisayardan kopyala yapıştır ve saire. Kurum yöneticisine ya da kuruma faydası nedir? Bana sorarsanız hiçbir faydası yoktur. Aksine zararı olacaktır. Siz kurum yöneticisinin haftasonunu gaspederseniz o da yolunu bulur haletmesi gereken işlerini hafta arasında yapar ve okulu boşlar. İkincisi müdür ya da müdür yardımcısı cesaret edip size derdini anlatamasa da yasa gereği hafta sonu izinliyim benim iznimi çalmaya ne hakkın var diye içten içe söylenir. Morali bozulur, motivasyonu düşer ve içlerinden bazıları yönetici olduğu günün pişmanlığını yaşar ve bazıları da belki de sırf bu yüzden istifa eder.
Sonuç olarak Milli Eğitimde değişen tek bir şey var bakan ve yardımcıları. Bakış açısı aynı, ben benden öncekilere benzemem zihniyeti, ben daha çok bilirim bilgiçlik taslaması, ben istediğimi yaparım aymazlığı!. Sonuç ortada, gençlik ahlaki açıdan geçmişe göre daha mı erdemlidir, geçmişe göre daha mı donanımlı daha mı bilgilidir, kültürel açıdan değerlerine daha mı bağlıdır? Yoksa her gittiğiniz yerde ne olacak bu gençliğin hali sorularıyla muhatap oluyorsunuz!.. Beyler ben olmaktan kutulup biz olmak, ortak akılla doğruyu bulmak, eğitimi tüm toplumun memleketin problemi görüp herkesten fikir almak ve tabi ki bunları yapmak için samimiyetle meseleye yaklaşmak kaçınılmazdır. Yoksa daha çok bakan görür ve çok değişiklikle karşılaşırız, ama sonuç değişmeyecek ve belki de daha kötüye gidecektir!..