Okullarda öğle arası nöbeti yeniden tartışma konusu olurken, öğretmenlerin bu görev karşısındaki yasal hakları merak ediliyor.
Mevzuat, çalışanların dinlenme hakkının açık ve net olduğunu ortaya koyuyor
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 50. maddesi “Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.” diyerek öğretmenlerin de aralarında bulunduğu tüm kamu çalışanlarının haklarını güvence altına alıyor. Anayasa ayrıca angarya uygulamasını yasaklayarak, çalışanlara kesintisiz ve karşılıksız görev yüklenemeyeceğini belirtiyor.
Uluslararası hukuk da bu hakları destekliyor. Anayasa’nın 90. maddesi gereği yürürlüğe giren sözleşmeler, kanun hükmünde sayılıyor. Birleşmiş Milletler’in Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi, çalışanların makul çalışma saatleri ve dinlenme aralarına sahip olması gerektiğini vurguluyor.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ise öğle dinlenmesini memurlar için yasal hak olarak düzenliyor. Günlük çalışma saatleri içinde ara vermeden çalıştırılmanın mümkün olmadığı bu hüküm, öğretmenlerin de öğle arasında dinlenmesini güvenceye alıyo
Öğle arası nöbetlerde planlama da yönetmeliklerle belirlenmiş durumda. İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 44. maddesi, tekli eğitim yapılan okullarda öğle nöbetlerinin öğretmenlerin dinlenme sürelerine göre dönüşümlü ve dengeli şekilde planlanmasını şart koşuyor.
Sonuç olarak, öğle arası nöbeti sadece okul düzeni açısından değil, öğretmenlerin dinlenme hakkı açısından da dikkatle ele alınması gereken bir konu.
Peki öğle arası nöbet tutmak istemeyen öğretmenler ne yapmalı?
Öğle arası nöbet tutmadığı için soruşturma geçirip ceza alan bir öğretmenin Anayasa mahkemesine taşınan davası neticesinde mahkeme öğretmenin cezasının kaldırılması gerektiğine, öğle arası nöbet tutmak zorunluluğunun öğretmenlere yüklenemeyeceğine karar vermişti.
Ancak yine de öğretmenlerin öğle arası nöbet tutmayacaklarını dilekçe ile okul yönetimlerine bildirmeleri gerekiyor.
Konu ile ilgili yazılması gereken dilekçeyi indirmek için tıklayınız.