Aşılar neden sürekli farklı bölgelere yapılır « Kamudan Ajans

SON DAKİKA

Aşılar neden sürekli farklı bölgelere yapılır

Bu haber 27 Haziran 2022 - 14:58 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Enjeksiyonlar, tatbik edilen madde veya ilacın tipine ve ayrıca tatbik amacına bağlı olarak farklı yerlerden yapılır. Gelin bu konuya yakından bakalım.

 

Muhtemelen tüm enjeksiyonların aynı noktaya uygulanmadığını fark etmişsinizdir. Bazıları koldaki damarlara, bazıları ise uyluk, omuz veya kalça kısmına yapılır. Peki neden tüm iğneler aynı bölgeye yapılmaz hiç düşündünüz mü?

 

Enjeksiyonlar, tatbik edilen madde veya ilacın tipine ve ayrıca tatbik amacına bağlı olarak farklı yerlerden yapılır.

Farklı enjeksiyon türleri nelerdir

Uygulanan bölgeye göre dört ana enjeksiyon tipi vardır. Bunlar,

 

İntravenöz enjeksiyonlar (intravenous) : Damar içine uygulanan enjeksiyonlar, böylece ilaç hızla kan dolaşımına ulaşır.

 

Kas içi enjeksiyonlar (intramuscular) : Kaslara uygulanan enjeksiyonlara denir.

 

Deri altı enjeksiyonlar (subcutaneous) : Yağ ve kolajen içeren en iç deri tabakasına (deri altı tabaka) yapılan enjeksiyonlara denir.

 

İntradermal enjeksiyonlar: 2. veya orta deri tabakasına yapılan enjeksiyonlar bu sınıfa girer.

 

 

Bunların dışında; eklemler, kemik iliği gibi daha zor yerlere veya özel bölgelerimiz veya gözlerimiz gibi daha korkutucu bölgelere yapılan başka enjeksiyonlar da var. Bununla birlikte, bu tür enjeksiyonlar çok daha az yaygındır.

 

Akla gelen soru, “İlk etapta neden bu kadar çok enjeksiyon çeşidi var?” olabilir. Bunun cevabı vücuda enjekte edilen materyalde saklı.

Aşı türlerine nasıl karar veriliyor

Vücudun ilacı veya takviyeyi nasıl emdiğine bağlı olarak, aşıların uygulama bölgesi de değişiyor.

 

Damardan yapılan enjeksiyonlar, doğrudan kan dolaşımına verilir, böylece ilaç saniyeler içinde dolaşım sistemine ulaşır. Bu tür enjeksiyonlar, ilacın vücudun sistemine hızla ulaşması gerektiğinde yapılır.

 

Antibiyotikler ve mantar önleyici maddeler bu şekilde uygulanır. Ünlü ağrı kesici olan morfin de doğrudan damarlara enjekte edilir. Ancak bu tür enjeksiyonlar risklidir, çünkü dikkatli uygulanmazlarsa; damarlar hasar görebilir ve şişme veya kan kaybı meydana gelebilir.

 

Kas için enjeksiyonlara ise koronavirüs aşılarını örnek verebiliriz. Bunlar, genellikle kola, omuz çevresine ve daha spesifik olarak deltoid kasına vurulur.

 

Bunun nedeni, koronavirüs aşısının diğer birçok aşı ile birlikte kasa enjekte edilmesi gerektiğidir. Kan sürekli olarak kaslardan akar ve kan akışı, aşı partikülünün vücutta dağılmasına yardımcı olur.

 

Kas içi enjeksiyonlar, vücut parçalarını bir arada tutan ve düzenleyen tek yapı olan fasyalara yapılır.

 

Güçlü kan akışı nedeniyle, daha büyük ilaç hacimleri verilebilir. Kas enjeksiyonları, vücudu şok etmeden, vücudun dolaşım sistemine sabit bir şekilde ulaşır.

 

Kas içi enjeksiyonların diğer iyi bilinen örnekleri, B ve D vitamini enjeksiyonlarıdır. Kas içi enjeksiyonların diğer bölgeleri kalçalar ve uyluklardır. Enjeksiyon için seçilen kas, ilacın hacmine bağlıdır.

 

Eğer ilacın hacmi yüksekse, genellikle aşılar kalça ve uyluklardan yapılır. Aksi halde kol bölgesi bu tip aşılara daha uygundur.

 

 

Deri altı enjeksiyonlara örnek olarak, şeker hastalarının kullandığı insülin iğnesini gösterebiliriz.

 

Bu tür enjeksiyonlar, sadece iç deri tabakasındaki yağ dokularına nüfuz etmesi gerektiğinden uzun iğneler kullanmak gerekmez.

 

Bu enjeksiyonlar, vücuda küçük miktarlarda (birkaç damla) hormon vermek için uygun şekilde kullanılır ve işlem oldukça risksizdir.

 

Deri altı dokular kan damarları açısından zengin değildir, bu nedenle aşılar hormon moleküllerinin vücut sistemine yavaş ve düzenli bir şekilde salınmasını sağlar. Bu, kan dolaşımına kademeli bir insülin salınımı yapılmasını sağlar.

 

Görsel: Deri altı enjeksiyon bölgeleri

 

 

Son olarak, vücudunuza girdiğini bile muhtemelen hissetmeyeceğiniz intradermal enjeksiyonlara göz atacağız.

 

Bu tür enjeksiyonlar, ilaç veya takviye sağlamak için kullanılmaz. İğne oldukça kısadır ve vücuda oldukça sessiz nüfuz eder. Tüberküloz testi yaptıracaksanız, bu aşı tipiyle karşılaşacaksınız.

 

Bu enjeksiyonlar en uzun emilim süresine sahiptir ve temel olarak vücudumuzun bir alerjene veya tüberkülin proteinine olumsuz tepki verip vermeyeceğini görmek için yapılır.

 

Enjekte edilen materyal, vücudun derinliklerine uygulanmadığı için vücudun tepkisini görmek kolaydır. Vücut alerjene güçlü tepki verirse, enjeksiyon bölgesinin etrafında bir kızarıklık veya kırmızı bir leke görünecektir. Deri içi enjeksiyonlar esas olarak ön kolun iç yüzeyine uygulanır.

 

Artık doğru yere doğru enjeksiyonu yapmanın neden önemli olduğunu biliyorsunuz; aksi takdirde tehlikeli olabilir. Ancak aynı noktaya tekrar tekrar aşı yapmak da iyi sonuçlar doğurmaz.

 

Neden aynı noktaya birden fazla aşı yapılmaz

Aynı noktaya çok fazla enjeksiyon yapılması dokuda yara izi ve hasara neden olabilir. Çok fazla intramüsküler enjeksiyon, kas liflerinin iğne delmelerinden zarar gördüğü ve kas güçsüzlüğüne yol açan bir durum olan fibröz miyopatiye neden olabilir.

 

Aynı bölgeye çok fazla deri altı enjeksiyon yapılması çirkin cilt kümelerinin oluşmasına neden olur. Bu duruma lipohipertrofi denir.

 

Günlük insülin enjeksiyonu gerektiren diyabet hastaları, enjeksiyon bölgeleri çevresinde bu tür yağ dokusu kümeleri oluşma riski taşırlar. Bu kümeler ayrıca kan dolaşımına insülin salınımını yavaşlatarak, enjeksiyonların etkisini azaltır.