Aşı Karşıtlığı Özgürlük Mü, Cahillik Mi? « Kamudan Ajans

SON DAKİKA

Aşı Karşıtlığı Özgürlük Mü, Cahillik Mi?

Bu haber 12 Eylül 2021 - 19:58 'de eklendi ve kez görüntülendi.

“İslâm’ın titizlikle korunmasını emrettiği beş esastan biri de sıhhattir. (1-Nefsin (canın) korunması,2-Aklın Korunması,3-Dinin korunması,4-Neslin korunması,5-Malın korunmasıdır.)

İnsana verilen sayısız nimetlerin en başında sağlık gelir. Zira sağlık olmadan hiçbir nimet insana huzur ve saadet getiremez. O sebepledir ki; Cihan Padişahı Kanûnî Sultan Süleyman, bir nefes alıp verecek kadar sağlık içinde olmanın; dünyanın bütün nimetlerinden değerli olduğunu şöyle ifade etmiştir:

“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi,

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.” ((http://www.yeniumit.com.tr/konular/detay/hasta-ziyareti-ve-adabi)

Sağlığımız yerinde olmadığında, çalışamaz, üretemez, ibadet edemez kısaca insan olmanın gereği sorumluluklarımızı yerine getiremeyiz. “Her şeyin başı sağlık” lafı boşuna söylenmemiştir. Sağlığımızı korumak dini ve insani görevimizdir. Sağlığımıza zarar verdiği bilimsel yöntemlerle kesin olarak ispatlanmış yiyecek ve içecekleri (sigara, alkol vb.) tüketmek dinimizce sakıncalıdır, haramdır. Hastalanmamak /sağlığımızı korumak için Tıp biliminin öngördüğü aşı dâhil her türlü önlemi almamız, dinimizin emridir.

Bilindiği gibi iki yıla yakındır dünyamız pandemi ile mücadele ediyor. Mücadele gereği dünya ülkelerinin genelinde sosyal hayat, iş hayatı, eğitim, ekonomik faaliyetler, seyahatler …vb. aylarca durdu. Pandemi nedeniyle farklı ülkelerde toplam beş milyona yakın insan hayatını kaybetti. Değişik ülkelerdeki bilim adamları gece-gündüz çalışarak kısa sürede aşılar geliştirerek insanlığın hizmetine sundular. Meşhur olmak! için aykırı görünme peşinde olan istisnalar dışında Tıp adamlarının tamamına yakını virüsün yayılmasını/bulaşmasını/öldürmesini önlemede aşının önemini vurguladılar/vurguluyorlar. Bize düşen bilimin önerisini en kısa sürede yerine getirmek olmalıdır. Hal böyle iken bazı kişiler/gruplar sosyal medyada örgütlenerek aşı karşıtlığı yapmakta, ölüm pahasına aşı olmamakta direnmektedirler. (Aşı olmayı reddeden birçok kişi covid-19 virüsüne yakalanarak hayatını kaybetti) Hâlbuki ki;

1.Sorumluluk sahibi bir vatandaş, hiçbir geçerli gerekçesi olmadığı halde devletinin yetkili bilim/Tıp kurullarının aldığı kararlara karşı çıkmaz/çıkmamalıdır.

2.Sorumluluk sahibi bir Müslüman, bilimin ortaya koyduğu, bütün dünyada kabul görmüş sağlığı koruma metoduna (aşı) karşı çıkmaz.

3. Aşının tanımını yapacak kadar bilgisi olmadığı halde, cahilce aşı karşıtlığı yapan kişi, aşı sırası geldiği halde aşısını yaptırmayan bir Müslüman, sonuçta bu hastalığa yakalanır ve onu etrafındakilere bulaştırırsa kul hakkına girer, günah işlemiş olur.

4. Aşı karşıtlığı yapan kişi, aşı sırası geldiği halde aşısını yaptırmayan bir Müslüman, sonuçta bu hastalığa yakalanır ve ölürse intihar etmiş sayılır intihar büyük günahlardandır, büyük günah işlemiş bir şekilde ahirete göç etmiş olur.

5. Aşı karşıtlığı bireysel bir hak-özgürlük olarak görülemez. Zira aşı yaptırmayan kişi, sonuçlarına birey olarak katlanmıyor, virüsün toplumda yayılmasına aracılık da etmiş oluyor.

6.Aşı karşıtlığı tam bir cahilliktir. Bu kişilerin “özgürlüklerini,cahilliklerini” kendi evlerinde bireysel olarak yaşamalılarına müsaade edilebilir, ancak toplum içine girişleri kesin olarak engellenmelidir.

7.Kamu çalışanı aşı karşıtları, ücretsiz izne çıkartılmalıdır.

 

Sonuç

Kur’an’ın ilk emri “oku” olmuştur. Kur’an’da 700’den fazla yerde okuma, öğrenme, muhakeme etme,akletme, fikretme, düşünme ..vb emredilir. Sorumluluk sahibi bir Müslümanın aklını kullanması, bilimin verilerine, önerilerine uygun davranışlarda bulunması beklenir. Bilimin verilerine göre, günümüzdeki pandeminin henüz en etkin önlemi “aşı”dır. Aşı sırası gelen her kişinin aşısını olması hem dini, hem de vatandaşlık görevi olduğu unutulmamalıdır.

Şeref ŞEN
Şeref ŞENserefsen4848@gmail.com