24 KASIM VE 25 KASIM FARKI « Kamudan Ajans

bahis siteleribahis siteleri
SON DAKİKA

24 KASIM VE 25 KASIM FARKI

Bu haber 26 Kasım 2022 - 20:35 'de eklendi ve kez görüntülendi.
Kızılay Web Banner 300X300
Antalya vip escortKumluca vip escortKonyaaltı vip escortManavgat vip escortMuratpaşa vip escortKaş vip escortAlanya vip escortKemer vip escortaksu vip escortDöşemealtı vip escortkepez vip escortdemre vip escortelmalı vip escortfinike vip escortgazipaşa vip escortkorkuteli vip escortserik vip escortizmir vip escortaliağa vip escortbalçova vip escortbayindir vip escortbayraklı vip escortbergama vip escortbeydağ vip escortbornova vip escortbuca vip escortçeşme vip escortçiğli vip escortdikili vip escortfoça vip escortgaziemir vip escortgüzelbahçe vip escortkarabağlar vip escortkarşıyaka vip escortkemalpaşa vip escortkınık vip escortkiraz vip escortkonak vip escortmenderes vip escortmenemen vip escortnarlıdere vip escortödemiş vip escortseferihisar vip escortselçuk vip escorttire vip escorttorbalı vip escorturla vip escortalsancak vip escort

 

Her 24 Kasım günü öğretmenlere övgüler dizmek adettendir, 25 Kasımda unutmakta ne yazık ki adettendir.

Gerek maddi anlamda gerekse manevi anlamda öğretmen geçmişle kıyaslanmayacak derecede yoksullaşmıştır. İşin garibi yoksullaştığını ifade eden öğretmene bir kendini bilmez “Maaşını beğenmeyen öğretmen ülkeyi terk etsin” diyeli tam iki ay oldu. Bir başkasının bu nesli öğretmen ve imamlar mahvetti diyeli de aynı zamanlara denk gelmişti. Öğretmenin kaderi mi ne bazen Eminönü Meydanında yem bekleyen güvercin bazen toplumun karşısında anlı şanlı kişilerce azarlanan kesimdir.

Büyükler yazar çizerler öğretmeni horlar aşağılar, veliler azarlar bazen de şiddet uygular. Daha dişliyse bir dilekçe ile soruşturmalar, cezalar, yer değişikliği bir anlamda hayatını karartır.

Öğretmenlik kutsal meslektir herkese bunu bilir bunu söyler. Ne yazık ki bu kutsal mesleği icra edenlere saldırmakta herhalde birilerine vaciptir. Öğretmene dil uzatanlar ülkenin en ücra köşelerine tezek sobasıyla ısınan, üç ayda bir kez şehre inemeyen öğretmenin, ışık olmak için hayatlarını yok sayarak gidip dönmeyen alçakça şehit edilen yüzlerce öğretmenin hikâyesinden bahsetmez. Bu topraklara terini, kanını akıtan vatan sevdalılarının destanını yazmaz. Ancak sabah akşam aldığı üç kuruş maaşın hesabını tutar, her gün manşetlere taşır!..

Şimdi merak ediyoruz gerçekten öğretmenler gününü nasıl kutlayacaklar: Daha bir hafta bile olmadı Şehit edilen öğretmen haberleri geleli, daha bir hafta oldu yapılan kariyer basamak sınavlarıyla öğretmenlerimizin üzüldüğü onlara öğrencilik yıllarını yaşatılalı.

Öğretmenler günü ne zamandır biliyor musunuz? Sözleşmeli öğretmen kadrolu atanıp, bölünmüş ailelerin kavuştuğu gündür. Ayrı düşen yavruların babalarına annelerine sarıldığı gündür.

Öğretmenler günü öğretmenin kiramı nasıl öderim endişesi taşımadığı, ayda bir kez çoluk çocuğuyla yemek yemeğe çıktığı ya da bir tiyatroya sinemaya gidebildiği, okuyan evladının okul taksidini nasıl öderim diye kara kara düşünmediği gündür.

Okuluna gelirken daha birkaç gün önce Şırnak’ta, Derince’de, Söke’de darp edilen öğretmenler gibi darp edilmeyeceğinden emin öğrenciden, idareden, veliden hak ettiği saygıyı gördüğü gündür.

Öğretmenler günü öğretmenlerin atamalar adam bulma telaşını yaşamadığı, hak ettiği zaman hak edeceği yere geleceğinden kuşku duymadığı gündür.

Öğretmenler gününü ağdalı sözlerle kutlayanların öğretmenin alım gücündeki gerilemeden haberli oldukları ve çözüm önerileri sunup gereğini yaptıkları gündür!..

Şimdi kutlayalım öğretmenler gününü gönlümüzce!.. Bütün kalbimizi yüreğimizi hatta kollarımızı açalım sınırsızca. Ya da uzanıp ellerinden öpelim öğretmenlerimizin. Hak etmiyorlar mı bu kadar sıkıntıdan sonra bir günlük saltanatı.. Elbette fazlasıyla hak ediyorlar övgüyü, saygıyı ve sevgiyi.

Her şeye rağmen yine öğretmiyorlar mı yavrularımızı vatan aşkını, bayrak aşkını. Yine öğretmiyorlar mı ilmin, aklın, irfanın gerekliliğini. Yine öğretmiyorlar mı cumhuriyetin faziletini, Mustafa Kemal Atatürk’ü, şehitliği, gaziliği!.. Elbette öğretiyorlar öğretecekler! Her zorluğa rağmen öğretecekler. Ancak yılda bir gün değil öğretmenler artık her gün maddi ve manevi anlamda hak ettikleri değeri görmek istiyorlar!…

Sonuç olarak ilim ve irfan ordunuz ne kadar güçlü olursa çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmanız o derece hızlı yükselirsiniz. O halde öğretmenimize yalnızca 24 Kasım değil 25 Kasım ve sonrasında da hak ettiği değeri vermek bir keyfiyet değil mecburiyettir. Günün Kutlu Olsun öğretmenim.

Remzi ÖZMEN

Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı

Remzi ÖZMENremzi_ozmen1453@hotmail.com