Genel müdürün arkasından konuştu, tazminatsız kovuldu! « Kamudan Ajans

SON DAKİKA

Genel müdürün arkasından konuştu, tazminatsız kovuldu!

Bu haber 02 Şubat 2020 - 18:38 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Taşeron şirket bünyesinde öğretmen evinde resepsiyon görevlisi olarak çalışan işçi, boş oda yüzünden Milli Eğitim Bakanlığında genel müdür olarak çalışan bir müşteriyle tartıştı. Müşterinin arkasından küfrettiği iddia edilen resepsiyon görevlisi tazminatsız bir şekilde kovuldu.

Taşeron şirket bünyesinde öğretmen evinde resepsiyon görevlisi olarak çalışan işçi, boş oda yüzünden Milli Eğitim Bakanlığında genel müdür olarak çalışan bir müşteriyle tartıştı. Müşterinin arkasından küfrettiği iddia edilen resepsiyon görevlisi tazminatsız bir şekilde kovuldu.

Bakanlıkta görevli bir genel müdür, öğretmen evine gelerek boş bir oda istedi. Taşeron şirket bünyesinde öğretmen evi resepsiyonunda çalışan işçi, bürokrata boş oda olmadığını söyledi. Müşteri ile resepsiyon görevlisi arasında tartışma çıktı. Bir süre sonra müşteri resepsiyondan ayrıldı. İddiaya göre resepsiyon görevlisi, genel müdürün arkasından küfretti. Konu öğretmen evi idaresine iletilince taşeron işçi tazminat ödenmeden kovuldu. İş Mahkemesi’nin kapısını çalan resepsiyon görevlisi, feshin geçersizliğine, işe iaadesine ve kanuni sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istedi. Hem Milli Eğitim Bakanlığı hem de işveren davalı olarak mahkemede savunma yaptı. Taşeron şirket avukatı, şirketin alt işveren sıfatının olmadığını, işten çıkarmanın asıl işveren tarafından yapıldığını, davacı işçinin iş akdinin sona erme sebebinin diğer davalının vermiş olduğu talimatın yerine getirilmesi sonucu olduğunu savundu.

Mahkeme, davacının müşteriyi yatıştırmaya çalıştığı ancak bundan yeterince sonuç alamadığına dikkat çekti. Müşterinin arkasından müşteri ayrıldıktan sonra davacının sinkaflı sözler kullandığına vurgu yapan mahkeme, davacının iş akdinin haklı sebeple feshedilmediği gerekçesiyle bakanlık aleyhine açılan davanın reddine, şirket aleyhine açılan davanın kabulüne karar verdi. Kararı taraflar istinafa götürdü. Bölge adliye mahkemesi, davacının öfkeli müşteriyi yatıştırmaya çalıştığını, ancak bundan yeterince sonuç alamadığına dikkat çekti. Davacının bulunduğu ortamda kamera kaydının alınması yönünde rızasının bulunduğuna dair dosyada bir belgenin bulunmadığının belirtildiği kararda davacının alt işverene iadesine, işe başlatılmaması halinde doğacak tazminatlardan her iki davalının da sorumlu olmasının gerektiğine hükmetti. Her iki davalı da kararı temyiz etti.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emsal kararıyla müşterinin arkasından küfürlü sözler sarf eden işçinin tazminatsız şekilde kovulmasının önünü açtı. Kararda, “Söz konusu olayda davacının müşteriyle tartışarak olumsuzluğa sebep olduğu ve sinkaflı küfürler ettiği, bu davranışların doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmadığı ortadadır. İşveren açısından haklı fesih sebeplerinin doğduğu, resepsiyonu gören aleni kameraların kayıt yapması için işçinin yazılı rızasının alınmasının gerekmediği ve feshin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından davanın reddi yerine kabulü hatalıdır. Bölge adliye mahkemesinin ve iş mahkemesinin kararlarının bozularak ortadan kaldırılmasına oy birliği ile hükmedilmiştir” denildi.