Bahçeli: Esad gidene kadar yüreğimiz soğumayacaktır « Kamudan Ajans

SON DAKİKA

Bahçeli: Esad gidene kadar yüreğimiz soğumayacaktır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. “Esad’ın cani ateş güçleri topçu atışıyla saldırmıştır. Kanlı Suriye rejimi bir yandan masum sivilleri bir yandan da Türk askerini hedef almıştır.” diyen Bahçeli, “Artık sabrımız kalmamıştır. Misliyle karşılık verilse de Katil Esad defolup gidene kadar yüreğimiz soğumayacaktır.” ifadelerini kullandı. Bahçeli, “Türk milleti başka seçenek görülmezse Şam’a girmeyi şimdiden planlamalı ve zalimleri yerle yeksan etmelidir.” dedi.

Bu haber 11 Şubat 2020 - 9:02 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bahçeli’nin açıklamaları şöyle:

“TÜRK MİLLETİ TARİH BOYUNCA FELAKETLERE TESLİM OLMAMIŞTIR”

Elazığ’da 6,8 büyüklüğünde deprem meydana gelmiştir. Türkiye ortak kardeşlik bağlarıyla depremzedelere sahip çıkmıştır. Van Bahçesaray yoluna çığ düşmüştür. Toplam 41 kardeşimiz şehit olmuştur. Deprem oldu çığ düştü derken Sabiha Gökçen Havalimanı’nda bir yolcu uçağı kaza kırma uğramış maalesef 3 kişi hayatını kaybetmiştir. Türk milleti tarih boyunca felaketlere teslim olmamıştır.

Felaketler karşısında sağduyulu duruş sabır yegane dayanağımız olmalıdır. Allah’ın izniyle kötü günler geçecektir. Korku ve kötümserlik yaymaya çalışan aymazlara karşı azami uyanıklık göstermek gerekmektedir. 1999 depremi ile Elazığ’ı karşılaştıran siyasi fırsatçılık yapan küçük ve güdük bir azınlık dikkatimizden kaçmamıştır. Türk devleti ne 1999’da çöktü ne de 2020’!de zaafa uğradı. Devletin çöktüğünü söyleyen sefiller, çöken devlet değil çürük binalardır. Karanlık provokatörler gizlendikleri delikten başlarını uzatmışlardır. Devlet aynı duruş aynıdır. Dün ile bugün arasında ayrımcılık yapanlar da kalleştir ya da kifayetsiz muhterislerdir. 1999 Marmara depremi ile 2020 Elazığ depremini tartıya çıkarmak ayıp değil midir ahlaksızlık değil midir. Depremin büyüğü küçüğü ölçülebilir ama acının büyüğü küçüğü olmaz. Siyasi sorumluluğunu paylaştığımız 57. Hükümet döneminde 20. yüzyılın en büyük felaketlerinden birini yaşadık. Marmara depreminde 216 milyon insan etkilenmiştir. 17 bin 480 insanımız hayatını kaybetmiştir. 600 bin insanımız evsiz kalmıştır. Devlet çökseydi kısa sürede prefabrik konutlar nasıl yapılacaktı. 17 Ağustos depreminde devletin en az üç gün kafayı kaldıramadığını iddia eden köşe yazarı bu iddianı ispatlamazsan alçaksın müfterisin. MHP’nin olduğu yerde Türk devleti çökmez çökemez. Varsayalım devlet çöktü inançla el ele verir Oğuz neslini sürdürürüz. Bu devleti bu milleti bir kez daha yükseklere taşırız. Biz varsak çöküş yoktur. Hiç kimse karanlığa saklanıp taş atmasın. Türk devleti her konuda muktedirdir. Misakı Milli’nin sevdalıyız zalimlerin dimdik karşısındayız.

“KATİL ESAD DEFOLUP GİDENE KADAR YÜREĞİMİZ SOĞUMAYACAKTIR”

İdlib’de kahredici gelişmelere şahitlik edilmiştir. Zalimler şiddete doymamıştır. Acılarımız henüz tazeyken yeni şehit haberleri gelmiştir. Esad’ın cani ateş güçleri topçu atışıyla saldırmıştır. Kanlı Suriye rejimi bir yandan masum sivilleri bir yandan da Türk askerini hedef almıştır. Artık sabrımız kalmamıştır. Misliyle karşılık verilse de Katil Esad defolup gidene kadar yüreğimiz soğumayacaktır. Türk milletinin sabrını sınamaya çalışanlar tarihin her döneminde ağır bedeller ödemişlerdir.

“YANSIN SURİYE, YIKILSIN İDLİB, KAHROLSUN ESAD”

Esad suçludur ve husumetin kaynağıdır. Rusya iyi niyetli değildir. Hükümetin Rusya ile ilişkileri tekrar gözden geçirmesi temennimizdir. Suriye resmen olmasa bile Rusya’nın filli sömürge bölgesi olmuştur. Esad’ın yuları Moskova’ya bağlanmıştır. Türk milleti başka seçenek görülmezse Şam’a girmeyi şimdiden planlamalı ve zalimleri yerle yeksan etmelidir. Diyorum ki yansın Suriye, yıkılsın İdlib, kahrolsun Esad.

Kılıçdaroğlu ve diğer Esad hayranları vatana ihanet halindedir. Esad verilmeli zulüm şatoları yıkılmalıdır. Katiller döktükleri kanların son damlasına kadar hesap vermelidir. Bugün CHP yönetimi Türkiye düşmanları tarafından ele geçirilmiş kafalarına da ihanet çuvalı geçirilmiştir. Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. İnanıyorum ki Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı gereğini yapacaktır. Kılıçdaroğlu bugün FETÖ’nün siyasi ayağını açıklayacakmış. Ama boy aynasına baksa ayağını da görecek boynunu da görecektir. Yurtta Sulh Konseyi başarılı olsa ülkeyi kim yönetecekti. Mesela Kılıçdaroğlu böyle bir durumda görev alacak mıydı? FETÖ’nün cumhurbaşkanı başbakanı kimlerdir. TBMM’de değişiklik önergesi verenlere siyasi ayak demek hezeyandır. Asıl mücadeleyi kösteklemektetir.

İLKER BAŞBUĞ’UN İDDİALARI

Sayın İlker Başbuğ malum iddialarda bulunmuştur. Gerçekten de gece yarısı verilen bir önergeyle siyasi ayak tartışması odaklanmıştır. MHP 2009’da ne demişse bugün de aynı noktadadır. FETÖ’nün siyasi yapısı önergeye imza atanları zan altında bırakılmasıyla geçiştirilemez.  Bizim de bu değişiklikle ilgili çekincelerimiz bellidir. Fakat Sayın Başbuğ yanlış yerde iz sürmektedir. 2009’un Haziran ayındaki bir konuyu bugün yeniden kaşımasının bugün nasıl bir faydası olacaktır. Bu değişikliği FETÖ’ye bağlamak aşırı ve zorlama bir yorum değil midir? 26. Genelkurmay Başkanı görevdeyken FETÖ’cülerle mücadeleyi layıkıyla yapmış mıdır?

 

https://i.imgyukle.com/2021/01/07/a3PvWN.gif

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.