Hükümete bir kez daha çağrıda bulunuyorum: Ek zam, kalıcı refah payı ve enflasyon farkının aylık olarak maaşlara yansıtılmasını istiyoruz.
Ocak ayı enflasyon rakamlarını değerlendiren Geylan, ocak ayında, 2026 yılının ilk altı ayı için kamu çalışanları ve emeklilere toplu sözleşme gereği yüzde 11 zam yapıldığını, ancak bu zammın yüzde 4,84’ünün daha ilk ayda enflasyon karşısında eridiğini belirterek, “Bu nedenle diyoruz ki; kamu çalışanlarına ve emeklilere ek zam verilmelidir” dedi.
Ayrıca refah payının kalıcı hale getirilmesini isteyen Geylan, “Çünkü hep söylüyoruz: Refah payı olmadan memur ve emekliye gerçek anlamda zam yapılmış olmaz. Biliyorsunuz Hükümet yılda iki kez enflasyon farkı ödüyor. Ancak enflasyon farkını ödemekle yetinmek, enflasyon kadar zam yapmak demektir. Enflasyon kadar zam yapmak ise sıfır zam anlamına gelir.
Gerçek zam; büyüyen ekonomiden kamu çalışanlarının ve emeklilerin hak ettiği payı almasıdır. Bu da enflasyon farkının üzerine refah payı uygulamasının kalıcı hale getirilmesiyle mümkündür. Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümeti’nin bu konuda tecrübesi ve uygulamaları vardır. Hükümet geçtiğimiz yıllarda iki kez kamu çalışanlarını biraz rahatlatmak için refah payı verdi. Biz de şimdi bunun kalıcı hale getirilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.
Bir diğer taleplerinin de oluşan enflasyon farkının aylık olarak maaşlara yansıtılması olduğunu kaydeden Geylan, “Enflasyon farkını altı ayda bir verirseniz, o altı ay boyunca memur enflasyon altında ezilmeye devam eder. ‘Memuru enflasyona ezdirmeyeceğiz’ iddiasını gerçek anlamda doldurmak istiyorsak, enflasyon oluştuğunda bunu takip eden ayda mahsuplaşma yapılmalıdır. Hükümete bir kez daha çağrıda bulunuyorum: Ek zam, kalıcı refah payı ve enflasyon farkının aylık olarak maaşlara yansıtılmasını istiyoruz.
Biliyorsunuz Türk-İş açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı. Buna göre; dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 101 bin 706 TL, açlık sınırı 31 bin 223 TL, bekâr bir çalışanın yaşam maliyeti 40 bin 540 TL’dir. Peki soruyorum: Kaç tane memur bu ücreti alıyor? Üst düzey bürokratları saymazsak neredeyse hiç kimse! Bu rakamlar, sabit gelirlilerimiz olan kamu çalışanları ve emekliler için ekonomik anlamda ilave tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.” dedi.